Tarih Kitaplarında Amasya İçin Kullanılan İsimler

Medinetü’l-Hükemâ:


“Akıl erbabının ve hükûmet edenlerin şehri” demektir. Bu isim coğrafya gibi mühim bir bilim dalında meşhur olmuş Strabon ve sonrasında “Kommen Hânedânı gibi bir imparator sülâlesinin varlığından dolayı bu şekilde isimlendirilmiştir.

 

Bağdâdü’r-Rûm:

 

Rum diyarının yani “Anadolu şehirlerinin Bağdat‘ı” demektir. Bu isim üç yönden uygun düşmektedir:

1-Irak bölgesinde Bağdat, İslam alimleri merkezi olduğu gibi Anadolu’da Amasya da alimlerin yetiştiği merkez olmuştur.

2-Irak’ta Bağdat, Dicle nehrinin iki sahili üzerinde bina edilmiş olduğu gibi Anadolu’da da Amasya Yeşilırmak’ın iki yakası üzerinde inşa edilmiştir.

3-Bağdat şehri, hilafetin önemli bir merkezi olduğu gibi Amasya’da o zaman büyük bir idari merkez olmuştur.

 

Rûmiyye-i Suğrâ:

 

“Küçük Roma demektir. Avrupa‘da, Roma şehri Hıristiyanlık âleminde hükümet merkezi olduğu gibi Anadolu‘da Amasya Pont, Kapadokya bölgesinden müteşekkil bir eyalet ve Hıristiyanlık merkezi olmuştur.

 

Ermeniyye-i Kübrâ:

 

“Büyük Armanyak şehri demektir. İlk asırlarda Pont hükûmeti merkezi Amasya idi. Romalılar, Kapadokya Pont bölgesini istilâ ettikleri zaman bu iki bölgeyi birleştirip Amasya’yı eyalet merkezi yapmalarından sonra bu eyalete genel olarak “Armanyak” adını vermişler idi. İslam döneminde fetholunduğu zaman bu eyâlet ismi Amasya’ya nisbetle şöhret bulmuş ve bu yönüyle bu isim verilmiştir.

 

Hısnü’l-Mir’at:

 

“Ayna kalesi, Aynalı hisâr demektir. Amasya kuzeyinde yapılmış kale bedeninde düz ve yalçın mağaralar bu isimlendirmeye konu olduğu muhtemeldir. Bu mağaralardan birine bugün “Aynalı Mağara denmesi, bu ihtimali kuvvetlendirmektedir.

 

Kubbetü’l-Ulemâ - Türbetü’l-Evliyâ :

 

Alimlerin merkezi ve  evliyânın toplandığı ve defnedildikleri yer demektir. Amasya, pek çok alimin bulunduğu ve büyük evliyânın feyizlerine mazhar olduğu bir şehir olması, bu vasıflarla anılmasına neden olmuştur.

 

Dârü’n-Nasr:


“Nusret ve zaferin hânesi, merkezi” demektir. Amasya; Selçuklu ve Osmanlı’nın büyük sultanlarından Sultân I.Mes’ûd ve Sultân I. (Çelebi) Mehmed Hân’ın saltanat merkezi olduğu tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır.

 

Dârü’l-İzz:

 

“İzzet ve sa’âdetin hânesi, merkezi” demektir. Bu ünvân, şehzadelerin idare merkezi olan beldeler için kullanılır. Amasya, Selçuklu ve Osmanlı şehzadelerinden pek çoğunun ikamet ettiği mekan ve valilik yaptıkları belde olmuştur.

 

Dârü’l-Fütûh:

 

“Fetihlerin mazharı dimekdir.” Amasya Sancağı, Osmanlı saltanatının doğu Anadolu‘daki büyük fetihlerinden veya alimler ve meşayihin ilim ve ameldeki ilahi fetihlere ulaşmış olmalarından dolayı bu şekilde de isimlendirilmiştir.

 

Kasrü’s-Selâtîn:

 

“Padişahların köşkü, ikamet yerleri” demektir. Bu isim de yine Selçuklu ve Osmanlı sultanlarının bu şehirde bulunmuş olmalarına atfen bu şekilde isimlendirilmiştir.




Oluşturulma Tarihi : 27.03.2015