Amasya Belediyesi Kardeş Şehirleri

Yurt İçi Kardeş Şehirler:


Beykoz, İstanbul'un bir ilçesidir. Çatalca-Kocaeli bölümünün Kocaeli Yarımadası batısında yer almakta olup; batıdan İstanbul Boğazı, doğudan Şile ilçesi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden de Çekmeköy, Üsküdar ve Ümraniye ilçeleri ile çevrelenmiştir.Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren yapılan sanayi ağırlıklı çalışmaların etkisiyle fabrikaların çoğalması sonucu genelde işçi kesimin tercih ettiği yerleşim yeri olan Beykoz, son yıllarda üst gelir seviyesi kesimden de talep görmektedir. "Boğazın incisi" olarak tanımlanmaktadır.


Bursa, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık dördüncü şehri. 2014 itibarıyla 2.787.539 nüfusa sahiptir. Marmara Bölgesinin Güney Marmara bölümünde, 40° batı boylam ve 29° kuzey enlem daireleri arasında yer alır. Eski adıHüdavendigâr'dır. Kuzeyinde Marmara Denizi ve Yalova, kuzeydoğuda Kocaeli ve Sakarya, doğuda Bilecik, güneyde Kütahya ve batıda Balıkesir illeri ile çevrilidir.


Ekonomik açıdan Türkiye'nin gelişmiş kentlerinden biri olan Bursa doğal ve tarihsel zenginlikleriyle de önem taşır. Bursa'da en çok Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş dönemine ait tarihî eserlerin bulunmasının sebebi ise, Bursa'nın Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti olmasıdır. Bursa alışveriş merkezleri, parkları, müzeleri ve çarşısıyla bölgede öne çıkar. Ayrıca Bursa Marmara bölgesinin İstanbul'dan sonra gelen ikinci büyük şehridir. Türkiye'nin en önemli sanayi kentlerindendir. Şehir İstanbul'dan sonra en büyük ikinci ihracatı gerçekleştirmektedir


Manisa, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık on dördüncü şehri. 2014 itibarıyla 1.363.995[1] nüfusa sahiptir. Ege Bölgesinde yer alan ilde 17 ilçe bulunur. Nüfus bakımından İzmir'den sonra bölgedeki 2. büyük ilidir. "Şehzadeler Şehri" olarak da bilinir. Şifalı Mesir Macunu ve Sultaniye Üzümü ile tanınır. Antik çağda "Magnesia", Roma İmparatorluğu döneminde tam ismiyle "Magnesia ad Sipylum" olarak anılmıştır. Dünya dillerindeki mıknatıs vemagnezyum kelimelerinin kökeni Manisa'nın ismidir.


Yurt Dışı Kardeş Şehirler:


1992- Şamahi/ Azerbaycan


Şamahı Şirvan’ın merkezidir. Şamahı şehri 6. yüzyılda Şirvanşahlar devletinin başkentiydi. 
Şamahı’da eski dönemlerde meydana gelmiş ilginç olaylarla ilgili ipuçu veren yer adları çok fazladır. Mesela Melhem köyü, yakınındaki mağarada yetişen şifalı bitkilerle ünlü olmuştur.
Kadim Azerbaycan şehirleri arasında Şamahı özel yere sahiptir. Şamahı topraklarının doğal yapısı eski dönemden insanların dikkatini çekmiştir. Bu ilçenin kendine özgü tabiatı, ılıman iklimi, mineral kaynakları ona güzellik kazandırır. Burada havalar ne çok soğuk ne de çok sıcaktır. Yüksek dağlar koynundaki meşe, fıstık ve gürgen ormanları, göz okşayan çimenleri ve çalılarıyla ilkbahardan sonbahara dek burada mükemmel bir manzara oluşturur. Şamahı’da 50’den fazla türde şifalı bitki yetişir. 
Zengin doğaya sahip Şamahı’nın tarihi geçmişi çok eskidir. Şamahı’da çok sayıda arkeolojik ve mimarlık abideleri  vardır: Çifte minareli Cuma Camisi (743 yılı), Şahi Handan türbesi (15. yüzyıl), Pirmerdekan türbesi (13-14. yy.) Gülüstan kalesi (11-12. yy.) harabeleri büyük ilgi çekmektedir.


1993- Sapporo/ Japonya


Sapporo (札幌市 Sapporo-shi) nüfus bakımından Japonya'nın beşinci büyük şehridir. Ayrıca coğrafi alan bakımından da üçüncü büyük bölgesidir. Hokkaido Prefektör'ünün başkentidir.

Sapporo Japonya dışından her şeyden önce 1972 Kış Olimpiyatı'nın ev sahibi olarak tanınır. Bundan başka yıllık olarak düzenlenen Kar Şenlikleri ile yuki matsuri olarak tanınır ki dünyanın her yanından 2 milyondan fazla gezmenin ilgisini çeker.


1993- Solingen/Almanya


Ruhr havzanın ve Wuppertal şehrinin güneyindedir. Wupper Irmağı kıyısında yer alır. Nüfusu, 163.882 (2005)’dir.

Tarihsel kayıtlarda ilk kez 965'te Solagon adıyla geçer. 1374’te berat aldı. Aynı ölçüde eski olan Ohligs, Wald,Grafrath ve Hohscheid kasabaları 1929'daki düzenlemeyle sınırları içine alındı.

Orta Çağda kılıç yapımcılığıyla tanınan Solingen, çatal bıçak, yapımında Thiers (Fransa) ve Sheffield (İngiltere) ile birlikte uluslararası üne sahip bir merkezdir. II. Dünya Savaşı sırasında büyük hasar gören kent merkezi yeniden inşa edilmiştir. Deutsches Klingenmuseum (Kılıç Müzesi), kesici aletlerin tarihsel gelişimini sergiler. Kentte metalürji, kimyasal madde üretimi, şekerleme imalatı gibi sanayi dalları da gelişmiştir.


2002 Tulcea/Romanya


Tulça, Romanya'nın Dobruca bölgesinde, Tuna kıyısındaki önemli liman şehri. Şehirde önemli bir Türk-Tatar azınlık varlığını devam ettirmektedir.


2004 Lecce/İtalya


Lecce, (Salentino lehces:Lècce, Antik Grekce:Luppìu, Latince:Lupiae) guney İtalya'nın Puglia Bölgesi'nde ve kendi ismini taşıyan Lecce ili'nin merkezi olan bir şehir ve bir [[Italya'nin komünleri| komün. Lecce, barok stili mimari eserler açısından oldukça zengindir. Barok tarzı mimarinin altın çağında yapılan, günümüzde iz bırakan yapi örneklerini Lecce'de görmek mümkündür. Salento Güzel sanatlar ve folklor Müzesi Heykel ve Roma Dönemi kalıntıların sergilendiği Bölgesel Müzeye Lecce ev sahipliği yapar.


2005 Osh/ Kırgızistan


, (Kırgızca: Ош) Fergana Vadisi'nin güneyinde bulunan ve "güneyin başkenti" olarak adlandırılan,Kırgızistan'ın en büyük ikinci şehridir.

Oş İli'nin merkezi olarak 1939 yılında kurulmuştur. 2012 verilerine göre 255.800 olan nüfus sırası ile Kırgızlar,Özbekler, Ruslar ve Tacikler'den oluşur.

Şehrin 3000 yıllık geçmişi olup, genel olarak Orta Asya'nın pazar şehri görünümündedir.


2008 Brindisi/İtalya


Brindisi, İtalya'nın Puglia Bölgesi'nde ayni ismi tasiyan Brindisi ilinin merkezi bir liman kenti ve bir komünü. Aynı zamanda Brindisi ilinin yönetim merkezidir. Adriyatik denizinin kıyısında yer alır. Merkez nüfusu 92 bin kadardır. Yunanistan ve Ortadoğu'ya giden gemilerin uğradığı yolcu limanı vardır. Petrokimya ve hava taşıtları yapımı sanayisine sahiptir. Askeri filosu ve askeri üssü vardır.

Brindisi ili 1,830 km2'lik bir alanı kaplar. İl genelinde 1988 yılına göre 409,613 kişi yaşar.


2017 Berat/Arnavutluk


Tomor ile Shpirag dağları arasında uzanan Berat şehri, nehirden itibaren Tomor Dağları’nın eteklerinde teraslar halinde yükselen 915 metre derinliğindeki vadiyi ortadan bölen Osumi Nehri‘nin iki yakası üzerine kuruludur. Arnavutluk’un en eski yerleşim yerlerinden biri olan olan Berat, kalenin eteğinde sıralanmış kırmızı kiremit çatılı tarihi evleri ile Amasya’ya çok benzemektedir. “Bin Pencereli Şehir” ve “Beyaz Şehir” olarak tanımlanan Berat, Arnavutluk’un tarihi dokusu en iyi korunmuş şehridir.

Bizans, Bulgar ve Sırplar’dan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun fethi ile Berat topraklarında beş asır sürecek bir hükümranlık başlamıştır. 18. yüzyılda Osmanlının Balkanlar’daki önemli beyliklerinden biri olan ve İki bin dört yüz yıllık geçmişe sahip bu şehir tarihi ve kültürel dokusunu koruyarak 1961’de “ Müze Kent ” ilan edilmiştir.

 

Bir yakasında Müslüman mahallesi, diğer yakasında ise Hristiyan mahallesinin yer aldığı nehrin üzerinde inci bir gerdanlık gibi uzanan ve 18. yüzyılda Ahmet Kurt Paşa tarafından yaptırılan Gorica Köprüsü ecdadımızın en güzel miraslarındandır. Şehre hakim konumda bulunan Kale içerisinde Onufri Müzesi, freskleri ile ünlü Bizans Kilisesi ve II. Bayezid zamanında yapılan bir caminin minaresi bulunmaktadır. Ayrıca Arnavutluk seferi sırasında 1492’de Berat’a gelen Sultan II. Bayezid, kalede kendi adını taşıyan Berat’ın ilk camisi Kızıl Cami‘yi yaptırmıştır. Temmuz 2008'de, UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahil edilen Mangalem Mahallesinde ise 15. yüzyılda II. Bayezid adına inşa ettirilen Sultan Camii ve camiyle aynı bahçeyi paylaşan Halveti Tekkesi bulunmaktadır.


2017 Prizren/Kosova

Kosova’ nın Güneybatısında yer alan ve Arnavutluk ile Makedonya ülkeleriyle komşu olan Prizren halen koruyabildiği tarihi güzellikleriyle Şar Dağlarının eteklerinde kuruludur.

Özel coğrafi konumu ve derin bir tarihi olan bu kadim şehir ilk kez Sultan I. Murad tarafından, I. Kosova Savaşı sonrasında ele geçirilmiş , şehrin kesin fethi ise Fatih Sultan Mehmed Han zamanında gerçekleştirilmiştir. Fetihten sonraki Şehre geldiği ilk Cuma da Fatih Sultan Mehmed Han Prizren'in en büyük Ortodoks kilisesi olan Sv. Bogorodica'yı camiye dönüştürerek ilk kültür mirasımızın temelini atmıştır. Sonrasında Akıncı kuvvetlerinin şehri tamamen ele geçirmeleri ile şehre yerleşen Türklerin mevcudiyeti ve İslam’ı kabul etmeye başlayan yöre halkının etkisi ile şehrin yeni kültürel yapısı biçimlenmiştir.

Her dönem, fethettiği topraklara huzur ve güven götüren ve tebaasındaki tüm insanları hak, adalet ve medeniyet ile yaşatan Osmanlı Devleti, fethettiği toprakları yağmalamak yerine o toprakların dini, sosyal ve kültürel değerlerine saygı göstererek kentlerin yeniden yapılandırılması faaliyetlerine girişmiş ve birçok eser kazandırmıştır. Ecdadımızın ayak izlerinin hala izlerini taşıdığı bu balkan kentinde de çok sayıda kültürel mirasımız günümüze kalmayı başarmıştır. Bunlardan belli başlı olanları Taşköprü, Şadırvan, Prizren Kalesi, Prizren Kalealtı, Cuma Camii, Sinan Paşa Camii, Bayraklı Camii, Maraş Camii, Emin Paşa Camii, Suzi Çelebi Camii, Müderris Ali Efendi Camii, Namazgâh (Kırık Cami), Prizren Rüştiyesi, Prizren Saat Kulesi, Gazi Mehmed Paşa Hamamı, Şemseddin Ahmed Bey Hamamı, Aziz Arhancel Manastırı, Aziz Spas Kilisesidir. 
 
Tarihimizle ve Kentimizle özdeşleşmiş Amasya'nın can suyu Yeşilırmak gibi Bistriça Nehri'de Prizren'i bir uçtan bir uca geçerek ortadan ikiye böler. Nehrin üzerinde ise Şehrin kıymetlisi ecdadımızdan yadigar Taşköprü bulunmaktadır.





Oluşturulma Tarihi : 17.02.2015