Medreseler

1-Temennâ Mektebi:

Temennâ Mahallesinde olup Hızır Paşa’nın azatlılarından Hüsameddin Temennâyî tarafından 878’de yapılmıştır.

 

2-Hâtûniye Mektebi:

Hâtûniye Câmii'nin batı tarafında olup, 915’de Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Ahmed vâlidesi Bülbül Hâtûn tarafından binâ edilmiştir. kârgîr, gâyet sağlam bir mektep olup, vakıfları da mükemmel şekilde düzenlenmişti. Mektebin şöhretinden dolayı, 1300 senesinde ilkokul da kazandırılmıştır.

 

3-Hızır Paşa Mektebi:

Hızır Paşa Mahallesinde câminin bitişiğinde olup 870’de Hızır Paşa tarafında yaptırılmıştır. Amasya’da meşhur hattatlardan olan Hâfız Mustafa ve Mehmed Hüsnü Efendiler burada eğitimci idiler.

 

4-Sultân Bâyezid Mektebi:

Cami-i şerîfin doğu tarafında imâret hizâsında köşe başında olup, Sultân II.Bâyezid Hân tarafından 890’da binâ edilmiştir. 1300 tarihinde bir de ilkokul eklenmiştir.

 

5-Şahbula Mektebi:

Sofular Mahallesinde mescidi bitişiğinde olup, Yörgüç Paşa eşi Şâhbula Hâtûn tarafından 841’de yaptırılıp, vakıfları tanzîm edilmiştir. Son dönemlerinde sıbyan mektebi olarak hizmet vermiştir.

 

6-Acem Ali Mektebi:

Acem Ali Mahallesi’nde el-Hâcc Acem Ali Ağa tarafından 873’de yaptırılıp, vakıfları tanzîm edilmiştir. Bu mektepte 1258 tarihine kadar “Balcı Hâce” diye meşhûr es-Seyyid İsmail Efendi öğretmen olduğundan “Balcı Mektebi” şeklinde de bilinmektedir.

 

7- Ali Paşa Mektebi:

Selağzı‘nda Gümüşlü Mahallesi güneyinde bulunan ve Çukur Bahçe’ye giden yolun sağ tarafında köşe başında olup, Ali Paşa tarafından 916’da yaptırılıp, vakıfları tanzîm edilmiştir. “Kürd Hâfız” namıyla bilinen Ali Efendi 1130 tarihine kadar burada mu’allim olduğu münâsebetle “Kürd Mektebi” de denmiştir. 1306’da Kız İlkokulu ve 1326’da kubbesi ve kâr-gîri kaldırılıp binâsı yükseltilmiştir.

 

8- Küçük Ağa Mektebi :

Şamlar Mahalesi’nde Küçük Kapı Ağası İyas Ağa tarafından 900’de yaptırılıp, vakıfları tanzîm edilmiştir.

Sonradan iki mekteb ilâve olunup birincisi Hâcı Hasan Efendi mektebidir ki Sultân Bâyezid civarında eski Develik mevki’inde Yeşilırmak kenarında olup, şehrin eşrafından Zileli Hâcı Veli-zâde el-Hâcc Hasan Efendi tarafından 300 lira kadar bir nakit harcanarak yapılmıştır.

 

AMASYA'DA Kİ KUR'AN İLİMLERİ VE KIRAAT EĞİTİMİ VEREN KURUMLAR:

 

1-Çeribaşı Dârü’l- Kurrâsı:

Çeri-başı Mahallesinde câminin altında ve çeşmenin arkasında bulunan ve taştan yapılmış geniş bir hücredir. 1281 yılında Ziya Paşa yol düzenlemesi sırasında çeşmeyi hücrenin penceresine yakın bir yere yaptırdığı için penceresini kapatmıştır. Bu sebepten dolayı bu dâr'ul-kurrâ işlevini bitirmiştir.

 

2-Sultân Bâyezid Dârü’l-Kurrâsı:

Sultân II.Bayezid Han tarafından imâretin kuzeyinde ve yemekhanenin batı tarafında hattât odası sırasında yaptırılmıştır. 891’de tamamlanan dârü’l-kurrâ Amasya’da meşhûr olup, pek çok ehl-i kur’ân yetiştirmiş ve 1264’de metrûk bir halde kalıp 1296’da ambar ayniyat memurlarının meskeni olmuştur.

 

3-Sultân Hâtûn Darü’l-Kurrâsı:

Acem Ali Mahallesi’nde (Bugünkü Çeribaşı Camii civarındaki mahalle) Bâlî Beg Câmi’-i şerîfi yakınında olduğu elde edilen eski vesikalardan anlaşılmakda ise de şimdi mevcûd olmadığından yeri ta’yin olunamadı. 911’de Sultân II. Bâyezid Hân hazretlerinin ilk eşi ve Amasya emirlerinden Emir Bey’in kızı Hâtûn Sultân tarafından yaptırılmıştır.

 

4-Şeyh Mehmed Ağa Dârü’l-Kurrâsı:

Mehmed Paşa Câmi’-i şerîfinin güney tarafında Mustafa Bey Hamamı’nın arka tarafında sokak içinde olup 1073’de Hâcı Efendi-zâde Şeyh Mehmed Ağa tarafından yaptırılıp, vakıfları tanzîm edilmiştir. Yakutiye mescidi sırasında olan on dükkân ve karşısında yapılan büyük bir değirmen bu dârü’l-kurrânın vakıfları idi.

 

5-Abdullah Paşa Dârü’l-Kurrâsı:

Sofular Mahallesi‘nde Abdullah Paşa Câmii doğusunda olup oğlu Defterdâr Abdülkerim Bey tarafından 911’de ilâveler yapılmış ve vakıfları düzenlenmiştir. Önünde bahçesi ve kuzeyinde çeşmesi

 

6-Ali Çelebi Dârü’l-Kurrâsı:

İçerişehir‘de Kurşunlu Mahallesi’nde câminin batı tarafında olduğu anlaşılmakda ise de şimdi yeri kaybolmuştur. Amasya müftüsü Mü’eyyed-zâde Ali Çelebi tarafından 884’de yaptırılıp, vakıfları tanzîm edilmiştir.

7-Mahmud Paşa Dârü’l-Kurrâsı:

İçerişehir’de Karatay Mahallesinde Mahmud Çelebi Tekkesi bitişiğinde olup, İmad-zâde Bedreddin Mahmud Çelebi tarafından 807’de binâ edilmiştir.

 

8-Nuh Bey Dârü’l-Kurrâsı:

Yakutiye Mahallesi‘nde Bimârhâne'nin sağ tarafında eski evraklardan anlaşılmaktadır. Karaman defterdârı Amasyalı Hâcı Beg-zâde Nuh Bey tarafından 927’de binâ edilmişti. Fakat 1059’da yandığından bir daha yenilenmesi mümkün olamamıştır.

 

AMASYA'DA KİMEDRESELER:

 

1-Alaca Yahya Medresesi:

Saraçhâne camiinin doğu tarafında Yeşilırmak üzerinde idi. Bu medreseyi ilk önce Amasya emiri Şâdgeldi Paşa 775'de binâ etmiştir. Sonrasında Şâdgeldi Paşa torunlarından Alaca Yahya Bey tarafından 875’de yeniden imâr edildiği için bu zatın ismiyle anılır olmuştur.

1248 tarihinden itibaren metruk bir halde bulunan medreseyi 1281’de Amasya mutasarrıfı meşhûr Ziya Paşa yıktırıp yerine rüşdiye mektebi binâ etmiş idi.

Bu mektep de 1311 büyük yangında yanmış ve onbeş sene kadar boş bir arsa olarak kalmış iken Topcu-zâde el-Hâcc Halil Efendi ve birâderi Münib Bey 1328’de mükemmel bir mektep ve câmi’-i şerîf tarafına da bir "fetvâ-hâne-i âlî" binâ etmişlerdir.

 

2-Ata Bey Medresesi:

Sığır Pazarı’nda dere kenarında olup Nasirüddin Ahmed Ata Bey tarafından 727'de binâ edilmiştir. On beş derslikli ortası bahçeli büyük bir medrese olduğu temellerinden anlaşılsa da, 1294 tarihinden itibaren boş bir arsa şeklini almış ve etrâfı temellük olarak demirci dükkânları yapılmışdır.

 

3-Bekir Paşa Medresesi:

Köprübaşı Mahallesi’nde Rum kilisesinin doğu tarafından bitişiğinde olup, Amasyalı Bekir Beyzâde el-Hâcc Osman Bey tarafından 1164’de dârü’l-hadîs olmak üzere yaptırılıp, vakıfları tanzîm edilmiştir. Bu medresenin ders-hânesi, kütüb-hânesi mükemmel ve kârgîr, gâyet güzel bir medrese olup 1300'lere doğru harâp olmuş iken 1308’de cephesi yıkılarak altına dükkanlar, üstüne odalar binâ edilmek sûretiyle imâr olunabilmiştir. Alaca Hamam ve iki Kapılı Büyük Hân bu medresenin vakfıdır.

 

4-Benderli Medresesi:

Kocacık Mahallesi’nde İğnecizâde (Baba) Türbesi arkasında sokak içinde olup, 1228’de Amasya tüccârlarından Benderli el-Hâcc Hâfız Feyzullah Ağa tarafından yaptırılmıştır. Bu medrese ahşâb olup ders-hânesi, bahçesi, suyu var idi. 1300 harap olması ve 1311 büyük yangında yandığından dolayı Şeyh Ahmed-zâde el-Hâcc Ahmed Efendi 1316’da vefât ederken malının üçte birini bu medresenin yeniden binâsını vasiyet etmiş, dâmâdı Hâcı Müsevved-zâde el-Hâcc Hâfız Mehmed Tevfik Efendi 1318’de yeniden binâ ve eski imâretini ihyâ etmiştir.

 

5- Burma Minâre Medresesi:

Cami-i şerîfin doğu tarafında bulunan çeşmenin bitişiğindedir. Burası eskiden mahkeme yeri iken 1115’de mahkeme, İğneci-zâde Türbesi yanına taşındığında Amasyalı Hüseyin Beg-zâde el-Hâcc Hâfız Hasan Efendi yeri satın almış ve bir sıbyan mektebi inşa ettirdi. 1117’de bakkallar içinde bir kaç dükkânı da vakfetmişti. Sonradan harap ve vakıfları kaybolmuş halde iken, Heniske eşrâfından Hatib-zâde el-Hâcc Mehmed Emîn Efendi 1327’de mükemmel bir medrese binâ ettirdi.

 

6-Büyük Ağa Medresesi:

Şamlılar Mahallesi‘nde “Bahçeleriçi” demekle meşhûr bağların başında yol üzerinde olup Sultân II. Bâyezid Hân hazretlerinin Amasya’da kapı ağası bulunan Hüseyin Ağa tarafından 894’de yaptırılıp, vakıfları tanzîm edilmiştir. Buna "Medrese-i Hüseyniyye" de dinir. (Günümüzde medrese Deiyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı hafızlık Kur'an Kursu olarak hizmet vermektedir.)

Kitabesi;

Kad benâ haze’l-binâ sâhibü’l-hayrât bâni mebâni’l-müberrâ Hüseyin Ağabin Abdu’l-mu’în eş-Şehîr bi-kapı ağası fi’l-atabeti’l-aliyyeti li-sultâni’l-berreyn ve hâkâni’l-bahreyn es-Sultân ibn es-Sultân es-Sultân Bâyezid bin Muhammed Hân hallada’llahu sübhânehu mülkehü ve sultânehü fi-eyyâmî devletihi min-kurazati cûdihi ve ihsânihi tağamanada’llahu te’ala bi-ğufranihi târîh-i sene erba ve tis‛in ve semâne mi’e

 

7-Tekke Medresesi:

Pîr İlyas Mezârlığı’nın kuzeyinde Çevikçe Tekkesi'nin yerinde 1248 yılından i’tibâren medreseye dönüştürülmüş ve tekke Medresesi denmiştir.

 

8-Çöplüce Medresesi:

Yakub Paşa zâviyesinin arkasında ve Bimârhâne önünde olup, 1234’de Amasyalı Aşçı-zâde el-Hâcc Mehmed Ağa yaptırıp, vakıfları tanzîm etmiştir. Bu medrese; ahşabdan binâ edilmiş, ufak, latîf olup, Mehmet Ağa'nın amcaoğlu“Çöplüce” diye bilinen el-Hâcc Mustafa Ağa mütevellî heyetinde olduğu için Çöplüce Medresesi denmiştir. Aşağıpazar’da altı dükkân gelir getiren vakfı var idi.

 

9-Hacı Hamza Efendi Medresesi:

Bayezid Paşa Mahallesi’nde Karabağî eş-Şeyh el-Hâcc Hâcı Hamza Efendi hazretlerinin câmi’-i şerîfi garbında olup hitâmında 1312’de binâ edilmiştir. Ahşâb bir medrese olup meşâhîr-i fuzalâdan Mîr Hasan Efendi ilk müderris olduğu halde 1326’da vefât eylediğini müte’âkıb mahdûmu Mehmed Sa’id Efendi müderris olmuştur.

 

10-Hüsâmiye Medresesi:

Kubâ Cami’nin güney tarafında yol üzerinde idi. Kubalı-zâde eş-Şeyh Hüsameddin Hüseyin el-Halvetî hazretleri 857’de medrese olmak üzere binâ ve evkâfını tanzîm etmiş ve meşhur alimlerden pek çok zevât burada müderris olmuştur. Hüsâmiye müderisliği 960 târihine kadar gâyet önemli ve saygın bir durumda idi. 1011 yangınında zâyi olduğundan çocuklarından es-Seyyid Ahmed Efendi tekke olmak üzere yenileme yapmış olsa da 1099 yangınında yine yandığından 1125 sıralarında Kubalı Hâfız Ali Efendi tekrar dershâne olmak üzere ihyâ etmiş ve 1241 târihinden itibaren artık harap olup, bahçe hâlini almıştır.

 

11-Hızır Paşa Medresesi:

Ok Meydanı’nda Hızır Paşa Mahallesi’nde özel bir bölüm içindedir. Câmi’-i şerîfin doğu ve kuzey tarafını çevirmiş olup, 870’de Ata Beg-zâde Hızır Paşa tarafından binâ edilmiştir. Medrese kârgîr ve odaları ufak, avlusu latîf olup, her odanın önünde yaz günlerine mahsûs bir çıkarması vardır.

 

12- Halfet Medresesi :

Şamîce Mahallesi’nde Halfet Gâzi Türbesinin batı tarafından bitişiğinde olup, Amasya’da ikinci olarak binâ edilen büyük medrese budur. Selçuklu emirlerinden Mübarizzeddin Halîfe Alp tarafından 622 târihinde binâ edildiği vakfiyesinde kayıtlı ve ayrıca 632’de binâ edildiği kitabesinde yer almaktadır. Kitabesindeki ibâre şudur.“Emera bi-imâreti hazihi’l-medreseti’l-mübârekete el-emîrü’l-kebirü’l-mücâhid Mübarizü’d-devle ve’d-din Halîfe bin Tûlî fî-târîh sene isneteyn ve selâsîn ve sitte mi’e”. Ş

Fakat vakfiyesinde Halife Alp Amasya vâlisi iken 622 târihinde binâ edildiği zikredilen olan bu medrese, kitabesine nazaran 632’de binâ edildiği anlaşılmakda ise de tarihin ve bulunan şer'iyye kayıtlarının

delâleti ve Doğrakiye Medresesi’nin kitabesine göre Halîfe Alp 632’de Amasya vâlisi olmayıp Gürcistan ser-askeri idi. Bu târihde Amasya vâlisi Emir Nureddin Toğrak olup kâdı da Bedreddin İbrahim bin Halil el-Kaymârî ve 622’de Amasya vâlisi Emir Mübarizeddin Halîfe ve kadısı da Takiyüddin Osman Bin Ali idi. Vakfiyesi, bu Kadı Takiyüddin Osman tarafından tanzîm edildiği imzâsından ma’lûm olmakla şu taşın oraya medresenin binâsından on sene sonra konduğu anlaşılmakdadır.

Bu medrese vaktiyle sengîn ve kârgîr olarak yapılmış olduğunu cebhesi ve kuzey tarafında bulunan temeli anlatmakdadır. Sonradan depremler nedeni ile harap olup, mütevellîleri tekrardan tamîr ederek güzelce muhâfaza etmişlerdir. 1011 yangınında ve sonrasındaki 1057 depreminde pek fenâ bir sûretde yıkıldığından müderris Hasan Efendi ma’rifetiyle ahşâbdan binâ edilmiş ve yine mükerreren tamire ihtiyacı olduğu için imar edilmiş ve en sonra da Amasya müftüsü Gürcü el-Hâcc Osman Hilmi Efendi 1305’de yenileme yapmıştır.

 

13-Hayriyye Medresesi:

Gök Medrese Mahallesi’nde Yörgüç Paşa’nın vakıf hanı civârında yol üzerinde olup, Amasya mütesellimi (vergi tahsildarı) Dergâh-ı âlî Kapucı-başılarından Türidi-zâde el-Hâcc Ali Ağa tarafından 1210’da binâ edilmiştir. “Yukarı Bakacak Medresesi”diye de meşhûr olmuştur. Bu medrese ahşâb olup, büyük ve ortası iki taraflı bahçedir. El-Hacc Ali Ağa üç dükkânını, iki kahvehânesini, bir bağını bu medreseye vakf ve tahsîs etmiştir.

 

14-Dârü’l-Hadîs Medresesi:

Pirinççi Mahallesi’nde dere kenarında Hâcı Hamza Efendi’nin câmi’i hizâsında olup, Seydî Ali-zâde el-Hâcc Osman Çelebi tarafından 933’de dârü’l-hadîs olmak üzere binâ edilmiştir. Bu medrese, ilk önceleri ahşâp olarak binâ edilmiş olup 1011 yangınında yanmış olduğundan Osman Çelebi'nin torunu Aişe Hâtûn tarafından 1018’de yeniden binâ edilmiştir.

1098 ve 1143 yangınlarında tekrardan yanmış ve 1100 ve 1151 senelerinde tekrar ve yeniden binâ edilmiş ise de vakfedilmiş akarları zâyi olmuştur.

 

15-Doğrakiye Medresesi:

Mehmed Paşa Câmi’-i şerîfinin kuzey batısında yol üzerinde Yeşilırmak kenarında ve İnekler Türbesi bitişiğinde olup Amasya vâlisi Emir Nureddin Toğrak tarafından 631’de mescid olmak üzere binâ edilmiş olduğu kapısındaki şu kitabeden anlaşılmaktadır;

Emera bi-imâreti haze’l-mescide’l-mübârek fî-eyyâmi’d- devleti’s-Sultân/290/ i’l-muazzam Şâhinşahi’l-a’zam mâlik rikâbi’l-ümem alau’d-dünya ve’d-din Ebu’l-feth Keykubâd bin Keyhusrev burhânu emîrü’l-mü’mînîn Hâcı Toğrak emir-i şikâr sene ihdâ ve selâsin ve sitte mi’e”

Sonrasında Hızır Paşa-zâde Mehmed Paşa bunun yakınında büyük bir câmi binâ edince, pek yakın olan bu mescid-i şerîfi 900’de medreseye tahvîl etmiş ve Medrese-i Doğrakiyye adıyla isimlendirmişti. 1099’da yandığından bir müddet boş arsa olarak kalmış 1111’de Mehmed Paşa mütevellîsi olan Tâceddin-zâde Ali Beg tarafından yeniden binâ edilmiştir.

 

16-Rahmâniyye Medresesi:

Sâvâkca Mahallesi’nin (Şimdiki Ahır Önü diye bilinen bölgenin güneyden üst tarafları) doğu tarafında dağ kenarında yüksek bir mevki’de olup Abdurrahman Erzincanî hazretlerinin türbesi civârında Amasya mütesellimi (vergi tahsildarı) Hâcı Feyzullah-zâde el-Hâcc Abdurrahman Ağa tarafından 1206’da binâ edilmiştir.

 

17-Serrâc-hâne (Saraçhâne) Medresesi:

Saraçhane Câmii'nin batı yönünde özel bir daire olup, şose yolu üzerinde (Ziya Paşa bulvarı) Yeşilırmak kenarındadır. Hayır ehlinden ve Hâcıköy kazâsının ileri gelenlerinden Kızıklı-zâde el-Hâcc Mahmud Efendi tarafından 1300’de ahşâb olarak binâ edilmiştir.

18-Sultân Bâyezid Medresesi:

Sultân Bâyezid Câmi’-i şerîfinin batı tarafında özel bir daire olup 891’de Sultân II.Bâyezid Hân hazretlerinin emriyle binâ ve ikmâl edildiği münâsebetle “Medrese-i Sultânîyye” diye meşhûr olmuştur. Bu medrese-i âlîyenin kuzeye bakan olan kapısu ve dört tarafıtaş duvar, odaları geniş ve sağlam olup güneyinde kapı hizâsında mükemmel bir ders-hânesi, ortasında bir şâdırvânı, iki tarafında bahçesi üç tarafında on dört hücresi ve kuzeyinde üç adet mülazım odası vardır.

 

 

19-Sunkurlu Medresesi:

Burma Minâre Câmii'nin batı tarafındaki sokak içinde Pervâne Bey Mahallesi’nde olup 1163’de Sunkurlu Kazâsı eşrâfından Sunkur-zâde el-Hâcc Mehmed Ağa binâ etmiştir.

 

20-Sûfîler Medresesi:

Sûfîler (Sofular) Mahallesi’nde Abdullah Paşa câmii'nin batı tarafından bitişiğinde olup, dârü’l-hadîsin arkasındadır. Bu medresenin kuzey tarafında karşısında bulunan ders-hânede Körpülü Hâcı Hâfız Mustafa Tevfik Efendi hazretlerinin talebesine bir tahsil mekanı olmak üzere 1310’da şehrin ileri gelenlerinde Cenûn-zâde el-Hâcc Mustafa Ağa tarafından binâ edilmiştir. Bu medrese ahşâptandır. Bu Abdullah Paşa câmi’-i şerîfînin önü dârü’l-hadîs sağ tarafı medrese, sol tarafı dahî vaktiyle dârü’l-kurrâ ve karşısı ders-hâne olması münâsebetiyle gâyet feyizli bir mahal olduğunu isbât idiyor.

 

21-Torumtây Medresesi:

Gök Medrese Mahallesi’nin batı ucunda Torumtây Türbesi‘nin kıble tarafında bulunan câmi’-i şerîfinin (Gökmedrese Camii) içinde olup 665’de Amasya vâlisi beylerbeyi Seyfeddin Torumtây tarafından binâ edilmiştir. Bu medrese câmi’-i şerîfin büyük kapısının iç tarafında bulunan boşluğun kuzey ve batı taraflarında görülen ufak ve taş odalardan ibâretdir. Dershânesi doğu tarafında altıgen şeklinde geniş, üstü açık, dış görünümü cezbedici, açık yakut gibi yeşil taşlar ile süslenmiş olduğu için“Gök Medrese” diye meşhur olmuştur. İlim ehli arasında buna Medrese-i Seyfiye diye isim verenler de vardır.

22-Tayyâr Paşa Medresesi:

Meydan Köprüsü’nün kuzey batısında Ehlî Hâtûn Tekkesi yerinde ve türbenin bitişiğinde olup, Canikli Hâcı Ali Paşa-zâde Tayyâr Mahmud Paşa tarafından 1218’de yaptırılmış ve vakıfları tanzim edilmiştir. Bu medrese ahşâb olup Yeşilırmak kenarında mükemmel bahçesi vardır. Meydan Köprü Medresesi de denir. 1288’de harâp olduğunu gören Şirvânî-zâde Mehmed Rüşdü Paşa yeniden tamir ettirmiştir.

 

23-Abdullah Paşa Medresesi:

Sofular Mahallesinde Abdullah Paşacamii civarında olup 890’da dârü’l-hadîs olmak üzere Paşa tarafından binâ ve oğlu Abdî Bey tarafından vakfiyesi 907’de tanzîm edilmiştir. Bu dârül-hadîs, câmi’-i şerîfin iç kapısı önünde bulunan boşluğun iki tarafında ikişer odadan ibâret olup boşluğun üzeri de büyük bir kubbe ile örtülmüştür. Bu dârü’l-hadîsin odaları ufak ve ders-hânesi câmi’-i şerîfdir.

 

24-Osmaniye Medresesi:

İçerişehir’de Karatay Mahallesi’nde Hâcı Mahmud Çelebi Tekkesi'nin bitişiğinde olup, 1149’da Büyük Ağa müderrisi Ayıntâbî el-Hâcc Kara Osman Efendi tarafından yaptırılmış ve vakıfları tanzim edilmiştir. Bu zâtın yaptırdığı sadece büyük dershane olup bitişiğinde bulunan Hâcı Mahmud Çelebi Tekkesinde bir kaç oda ilâve etmiş ve sonrasında “tekke” ismiyle medrese kabul edilerek Osman Efendi Medresesi, Osmaniye Medresesi diye ulema arasında tanınmış, sonrasında da halk arasında Tekke Medresesi” diye meşhûr olmuştur. Bir kaç dükkân ve ev ve bağdan ibâret olup vakıflarının tamamı kaybolmuştur.

 

25-Fâtimiye Medresesi:

Gümüşlü-zâde Câmii'nin güneydoğu tarafında Gümüşlüoğlu Tekkesi yerinde olup Sultân I.Mahmud Hân'nın saraylılarından Amasyalı Fâtma Hâtûn tarafından 1153’de yaptırılmış ve 1158’de de vakıfları tanzîm edilmiştir. Bu medrese ahşâb olarak binâ edilmiş olup Sultân I.Mahmud'un temliki ile Sarıalan ve Ortaköy mâlikânelerini vakıf ve evvelkinden on iki bin ve ikinciden sekiz bin kuruş; yıllık olarak dört bin kuruş mütevellîye ve beş bin kuruş medrese ve iki bin kuruş vakıf gelirlerini toplayan tahsildara ve dört bin kuruş medresenin yakacak, aydınlatma ve tamiratına, gerisini de Dersaadet'te Atik Ali Paşa Câmi’i imâm ve mü’ezzinlerine tahsîs etmiştir. Bu medrese; Hâtûniye, Fâtımiyye ve Gümüşlü Medresesi olarak da isimlendirilmiştir. Son dönemlerinde çok iyi bakılamadığından dolayı 1228 senesine doğru tamamen harap olmuştur.

 

26-Feyziye Medresesi:

Gök Medrese Mahallesi’nde Yörgüç Paşa’nın Vakıf Hân’ı sırasında şose yolu üzerinde ve Hayriye Medresesi’nin ksrşısında olup Anadolu Kazaskeri Amasyalı İbrahim Efendi tarafından oğlu es-Seyyid Feyzullah Efendi nâmına yaptırılmış ve 1151’de tamamlanıp vakıfları tanzîm edilmiştir. Bu medrese ahşâbdan olup kuzey ve güney taraflarında odaları, batı tarafında dershânesi bulunmakta idi. İlk yapıldığında gâyet mükemmel iken 1207 yangınında yandığından 1208’de Amasyalı Şerîf Ahmed Efendi tarafından binâ ve 1209’da ikinci vakfiyesi tertîb edilmiştir. Zaman geçtikçe tekrar harap olduğunu gören Şirvânî-zâde Mehmed Rüşdü Paşa 1288’de üçünçü defa olarak yeniden binâ etmiştir.

Bu medresinin vakıf yerleri, Amasya’da sekiz dükkân ve iki ev olup altısı İbrahim Efendi ve ikisi de ev ile beraber Şerîf Ahmed Efendi tarafından vakf edilmişti. Bunların cümlesi de kaybolduğundan medrese harap olmuştur.

 

27-Kâdı Medresesi:

Fethiye Mahallesi’nde câmii civârında olduğu kayıtlarda yazılı ise de şimdi mevcut olmadığı için yeri tam olarak bilinememektedir. Bu medresenin dört tarafı kârgîr, oda ve iç tarafı ahşâb olduğundan dış etkenlere mukavemet edemeyerek kaybolmuştur. İlk inşasını 900’de Anadolu Kazaskeri Molla Beylik-zâde Molla Vildan Mehmed Çelebi tamamlamış ve vakıflarını oğlu Abdurrahman Efendi 911’de tanzîm etmiştir. 945’de evlâdından Seydî Paşa tarafından ve 1031’de Sultânîye Hatîbi el-Hâcc Mustafa Efendi taraflarından yeniden tamîr edilmiştir.

 

28-Kapancı-zâde Medresesi:

Devehâne Mahallesi’nde şose yolu üzerinde ve Sultân Bâyezid Mektebi’nin hizâsındadır. Hâcegân-ı divân-ı hümâyûndan Amasyalı Kapancı-zâde el-Hâcc Hüseyin Zeki Efendi tarafından 1258’de yaptırılmış ve vakıfları tanzim edilmiştir. Bu medrese ahşâptan olup el-Hâcc Bektaş Ağa’dan satın alınarak, Sultân II. Mahmud Hân hazretlerinin irâdesiyle Sultân Bâyezid odunluğundan değiştirilerekbüyük ve güzel bir bina olarak yapılmıştır. Kapısı ilk yapılışında doğu şark tarafında olup üzerinde muazzam bir dershânesi ve içinde suyu var idi.

Zaman geçtikçe harap olmuş ve vakıfları kaybolmuştur. Bunun üzerine 1308’de doğu ve kuzey tarafları tamamen yıkılıp altında on dört dükkân ve üstünde odaları olarak mükemmel bir sûretde yapılmış idi. Fakat 1325’de tamamen yanıp ortadan kaybolmuştur.

 

29-Kâşifiye Medresesi:

Eski Kethüdâ (Yüzevler civarı) Mahallesi’nde Çukur kilisenin batıdan biğtişiğinde Abdullatîf Efendi Kütüphânesi’nin doğusundaki sokağın içindedir. Bostancı-başı Kalaycı Halil Ağa-zâde el-Hâcc Ömer Ağa 1174’de vefât ederken malının üçte birinden bir mederese yapılmasını vasiyet etmiş ve konuyla ilgili Seküköylü-zâde el-Hâcc Mehmed Kâşif Efendi’yi vâsî tayin etmiş, O'da 1175’de medreseyi binâ ettikten sonra artan para ile bir kaç dükkân satın alarak medreseye vakfetmiş, vakıf da Kâşifiye nâmıyla isimlendirilmiştir.

Medrese ahşap olup, harap hale geldiğinden 1244’de Akhasan-zâde el-Hâcc Hasan Ağa tarafından yenilenmiş, sonra yine harap olunca 1304’de vüzerâdan Şefik Paşa’nın hanımı Aişe Hânım tarafından yeniden tamir ettirilmiştir.

 

30-Küçük Ağa Medresesi:

Şamlılar Mahallesi’nde İyas Ağa Camî-i şerîfinin önünde özel bir daire olup, câmi’-i şerîfin kuzey ve batı taraflarını kaplamıştır. “Küçük Kapu Ağası” diye bilinen İyas Ağa tarafından 900’de yaptırılmış ve vakıfları tanzim edilmiştir. Gâyet sağlam, etrâfı taş duvar olan bu medresedir

 

31-Mehmed Paşa Medresesi:

Mehmed Paşa Câmii'nin avlusunda özel bir daire olup kuzey ve doğu taraflarında yer almaktadır. 900’de Hızır Paşa-zâde Mehmed Paşa tarafından kârgîr ve sağlam bir şekilde yaptırılmış ve vakıfları tanzim edilmiştir.

 

32-Mehmed Bey Medresesi:

Mehmed Paşa Câmii'nin güney batısında yol üzerinde olup Paşa'nın torunlarından ve Kurd Bey-zâde Mehmed Bey tarafından 1308’de ahşâb olarak binâ edilmiş ve altında bulunan dükkânları da buraya vakfetmiştir. Medrese beş güzel odadan ibâret olup akrabâsından Şeyhü’l-kurrâ Divan Efendisi-zâde Hâfız Mehmed Nuri Efendi ilk müderris olmuştur.

 

33-Mes’ûdiye Medresesi:

Amasya’da Sultân Mes’ûd Selçukî tarafından binâ idilen Simre kasabası içinde yapıldığı “Behcetü’t-Tevârih, el-Aylemü’z-Zâhir” gibi taqrih kitaplarında anlatılmakta ise de yapılan ciddi araştırmalar neticesinde Amasya dahilinde ve hâricinde bulunan ve Simre diye ,s,mlendirilen beldelerde bu medreseye işaret edecek izlere rastlanılamadı. Amasya Simresinde ya’ni Üçler Mahallesinin kuzey yönünden son tarafında bulunan mezârlık içinde görülen büyük binâ Selçuklu medresesi zann olunursa da Sultân Mes’ûd’un türbesi olduğu yan sütûnları üzerinde görülen kitabeden anlaşılmaktadır.

 

34-Narlı Bağçe Medresesi:

Şehzâdegân Türbesi önünde görülen mezârlığın batı tarafında yol üzerinde idi. On bir hücresi, bir dershânesi, büyük bir bahçesi olup ahşâb olarak yapılmış ve bahçesi “Narlı Bağçe” diye meşhûr olmuş bulunduğundan bu medrese ve civârında bulunan mezârlık “Narlı Bağçe Medresesi”“Narlı Bağçe Mezârlığı” şeklinde anılır olmuştur. Bu medreseyi 1167’de Amasya şehir kethüdâsı Türidi-zâde el-Hâcc Hâfız Süleyman Ağa yaptırmış ve vakıfları tanzim etmiştir. Buna “Medrese-i Süleymaniye”de denilmiştir.

 

35-Yakub Paşa Medresesi:

Pîr İlyas hazretlerinin civârında bulunan Çilehâne Tekkesi (Bugün Cami olarak hizmet vermektedir.) olup Ya’kub Paşa tarafından 815’de Çilehâne yani Halveti Tekkesi olmak üzere binâ edilmiştir.

Bu medrese câmi’-i şerîfin sağ ve sol tarafında olup odaları ufak ve kârgîrdir. Doğu tarafında odaların kuzey cephesinde geniş bir şeyh odası vardır. Bu odada çilehâne ve bu odanın da şeyh odası olduğu vakfiyesinde anlatılmaktadır.

Bu tekke 1031 târihine kadar bir şeyh ile idâre olunurken, Ya’kub Paşa Câmii vâizi eş-Şeyh Hüsameddin Efendi ile ulemâdan eş-Şeyh Abdî Efendi arasında on sene kadar devam eden meşîhat tartışmasını kesmek için şeyh odası, tekke ve çilehâne medreseye dönüştürülmüş ve tekke şeyhliği Hüsameddin Efendi’ye; Ya’kub Paşa müderrisliği de eş-Şeyh Abdî Efendi’ye verilmiştir.

 

36-Yörgüç Paşa Medresesi:

Câmi’-i şerîfin içinde ve önünde bulunan bir kaç taş hücre olup Yörgüç Paşa tarafından binâ edilmiştir. Bu odalar; aslında medrese olmak üzere binâ edildiği vakfiyesinde yazılıdır. Ancak öğrencinin çokluğu nedeni ile mütevillî Yörgüç Paşa-zâde Mustafa Bey 1044’de câmii'nin avlusunda doğu tarafında ahşâbdan on iki hücre bulunan bir medrese binâ etmiş ve 1271 sıralarında harap olup bahçe şeklinde kalmıştır.

 

 

 

 

 

NOT: Amasya'daki mektep, medrese ve dâr'ul-kurrâ'lara ait bu bilgiler Hüseyin Hüsameddin Yesar'ın Amasya Tarihi isimli kitabında sadeleştirilerek alınmıştır.

Oluşturulma Tarihi : 18.03.2015