Dil Seçimi

Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-ü Hat Müzesi

Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-ü Hat Müzesi


GİRİŞ KAT Amasya da şehzadelik yapmış padişahların isimleri ve tuğraları Merdivenin karşısındaki ayet; Kalem suresinin ilk ayeti Nûnvel kalemi ve mâyesturûn (Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına) Nun hokka ve kalemi temsil ediyor. 2.KAT Amasyalı Şeyh Hamdullah dönemi hattatları ve içerisinde Şeyh Hamdullah'ın da yetiştirdiği talebeleri olan 27 tane hattatın isimleri bulunmaktadır. 1. fanus (yazının ortaya çıkışıyla ilgili teoriler) Her toplum kendi taptıkları tanrıların yazıyı icat ettiğine inanıyor. 29 Bir diğer yaklaşımda ise yazı mezopotamyada ortaya çıktı ve toplumlar alıp kullandı. Modern yaklaşımda ise her toplum ihtiyaçları doğrultusunda yazıyı icat etmiştir. İslami yaklaşıma göre ise; ayetlerden ve hadislerden yola çıkarak Allah (c.c) yarattığı ilk şey kalemdir ve kaleme yaz diyor kalem ne yazayım dediğinde ise kaderi yaz diyor.4 peygambere ise suhuf gönderiliyor. Bu suhufların yazıya aktarıldığı fakat ne tür yazı olduğu bilinmiyor. Hz. Âdem’in tüm bilgilere sahip olan ilk insan olduğu bakara suresinde bildirilmiştir tarihe geçen tefsir kitaplarında kalemi ilk kullanan peygamberdir. Yazı yaratılışla vardı fakat yazı şekli bilinmiyordu. Tüm bu teorilerle birlikte tarihte bilinen ilkyazı Sümerlerin kullandığı olarak biliniyor. 2.FANUS Girit tapu belgesi, A harfinin gelişimi, Hitit arazi bağış belgesi, linear A ve linear B yazı örnekleri, maya glifleri ve papirüs örneği bulunmaktadır. HARİTA Medeniyetlerin kullandığı yazı ve harita üzerindeki dağılımı verilmiştir. 3.FANUS 13. yüz yıla kadar yaşamış olan inkaların kullandıkları Quıpu düğüm yazısı Göktürk yazıtlarından örnekler ve Arap alfabesinin gelişimi verilmiştir. İĞNELİ KALIP ''İlle edeyhuu'' yazılı ışıklı levha (hattı yazıp hat yazısının kenarlarını iğne ile delip kömür tozu ile eserin kopyasını alıyor.) ASRISAADET Peygamber efendimizin Gassani Melikine ve yalancı peygamber Müseylemetü’l-Kezzâb’a yazdırdığı mektubu, tekasürhümeze ve tebbet sureleri Hz. Osman, Hz. Ali Mushaflarından oluşmaktadır. Bu eserlerin orijinali Topkapı Sarayında bulunmaktadır. ARA DÖNEM Hat sanatının gelişimindeki ekol olan eserlerin günümüz hattatları tarafından yapılan taklitleridir. Taklit diğer sanat dallarında kusur olarak bilinir ama hat sanatında üstünlük göstergesidir. Bir hattat öğrencisinin icazetname alabilmesi için en son yapacağı ders bir üstadın eserini taklit edebilmesidir. FANUSLAR 30 Eski yazma eserlerin bulunduğu ve içlerinde tıpkıbasım olan fanuslar. MALZEME FANUSLARI Hat sanatında kullanılan yazı malzemeleridir. Tezhip ve Ebru sanatında kullanılan malzemeler. HASAN ÇELEBİ Şuan yaşayan en yaşlı hattatın yazmış olduğu eserdir. Hattalar kendi aralarında yaşayan en yaşlı hatta da reisülhattatin derler. Hasan çelebi bu esri yazarken 12 kâse altın kullanmıştır. Müsenna (aynalı teknik) ile yazmış olduğu eserde (biz ona şah damarından daha yakınız ayeti yazmaktadır.) HUTUTU MMÜTENEVVİYEL Farklı yazı şekillerinin bir araya geldiği Besmele-i şerif-in yazılı olduğu tablodur. 3. KAT Şeyh Hamdullah'ın hayat hikâyesini anlatan pano: Şeyh Hamdullah 1426-1430 tarihi tam bilinmemekle birlikte Amasya’nın eski adı Eslem Hatun, yeni adı Dere Mahallede doğmuştur. II. Beyazıt Amasya'da şehzadelik yaptığı dönemde Şeyh Hamdullah'dan hem hat üzerine hemde okçuluk üzerine ders almaktadır. II. Beyazıt İstanbul'a padişah olarak giderken beraberinde Şeyh Hamdullah'ıda özel kalemi olarak götürüyor. Ona İstanbul'da da meşk haneler açmıştır. Burada eğitim vermeye devam etmiştir. Kuran'ı Kerim yazımı yapmaya devam etmiştir. Şeyh Hamdullah Yakutu el Mustasimi usulünde yazmaktadır. II. Beyazıt bunun üzerine Topkapı sarayındaki Yakut el Mustasimi tekniğiyle yazılmış olan eserleri getiriyor ve bizim artık kendimize ait bir yazı tekniğimizin olması gerekiyor diyor Şeyh Hamdullah köşesine çekilerek çalışmalar yapıyor. Bu çalışmalar sonucunda Şeyh Hamdullah kendine has yazı üslubunu ortaya koyuyor. 1. FANUS 5 farklı yazı tekniğiyle yazılmış eserler.(kufi, nesih, rika, celisülüs, talik) Bu bölümde görmüş olduğunuz eserler günümüz hattatları tarafından yazılmış özgün eserlerdir. Şeyh Hamdullah bölümünde gördüğünüz eserler ise Şeyh Hamdullah'ın eserlerinin günümüz hattatları tarafından yazılmış olan taklitleridir. Orijinalleri Topkapı Sarayında, Sakıp Sabancı Müzesi ve cami kitabelerinde görülmektedir. Aklamı Sitte (hattatlar silsilesi) 31 II. Bayezid ilim ve sanata, bilhassa hat sanatına gösterdiği büyük ilgi ve destekle Şeyh Hamdullah’ın etrafında yeni ufukların açılmasını sağlamıştır. Nitekim, “Yâkūt elMüsta‘sımî’nin itina edip yazdıklarını görmemişsiz” diyerek hazineden yedi adet Yâkūt yazısı çıkarıp Hamdullah Efendi’ye vererek, “Bu tarzdan gayri bir vadi ihtirâ olunsaydı iyi olurdu” diye tavsiyede bulunmasından sonra Şeyh Hamdullah’ın kendi üslûbunu ortaya koyduğu bütün kaynaklarda belirtilmektedir. İslâm milletlerinin an‘anevî sanat anlayışları ve zevkleriyle en güzel klasik formlarını bulan yazı nevilerinde, üstat ve muhitlere göre farklı özellikler gösteren pek çok hat mektebi arasında Şeyh Hamdullah ekolü en uzun süre yaşamıştır. Hamdullah Efendi’nin klasikleşen formları, kendisini takip eden üstatlar tarafından harflerin tenâsüp, duruş ve terkipleri güzelleştirilerek birçok kol ve tarza ayrılmış, günümüze kadar bütün İslâm dünyasında hâkim bir hat mektebi olarak devam etmiştir. Şeyh Hamdullah mektebiyle aklâm-ı sittenin bütün nevilerinde olgunluk çağı idrak edilmiş, mushaf, cüz, murakka‘, kıta ve kitaplarda yeni bir anlayışla hat sanatının en güzel örnekleri verilmiştir. Hamdullah Efendi’nin Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde bulunan aklâm-ı sitte murakka‘ları (Emanet Hazinesi, nr. 2083, 2084, 2086) bu altı nevi yazıdaki gelişmeyi gösteren en güzel örneklerdir. Hamdullah Efendi’nin sanat hayatında Amasya ve İstanbul olmak üzere iki dönem vardır. Yâkūt üslûbunun hâkim olduğu başlangıç devri yazılarını Amasya’da, kendi üslûbunu ortaya koyduğu eserlerini ise İstanbul’da vermiştir. Başlangıç yazılarına (evâil) örnek olarak gösterilen Topkapı Sarayı Müzesi (III. Ahmed, nr. 1996) ve Süleymaniye (Ayasofya, nr. 3740) kütüphanelerinde kayıtlı eserleriyle Yâkūt’un İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde (AY, nr. 6680) kayıtlı mushafı mukayese edilirse nesih yazıda üslûp benzerliğini görmek mümkündür. Ancak İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde bulunan olgunluk devrine ait (evâhir) mushaf (AY, nr. 6662) ve diğer örneklerle adı geçen başlangıç eserleri karşılaştırıldığında Hamdullah Efendi’nin nesih yazıda yaptığı yenilikler açık bir şekilde ortaya çıkar. Nesih hattının Şeyh Hamdullah mektebiyle insanda hayranlık uyandıracak derecede güzelleşmesi ve kolay okunan bir yazı haline gelmesi kitap ve mushaf yazısı olarak tercih edilmesine sebep olmuştur. Mushaf metni sadece nesihle yazılarak metinde devamlılık ve okumada kolaylık sağlanmış, muhakkak, reyhânî veya aklâm-ı sittenin karışık olarak kullanıldığı Yâkūt tertibi mushaf kitâbeti zamanla terkedilerek yerine bütün İslâm dünyasında Şeyh Hamdullah’ın geliştirdiği nesih hatla mushaf yazma geleneği hâkim olmuştur. Ayrıca sayfa düzeni ve satır araları en güzel ölçülerini bulmuş, mushaf yazısına zarafet, sadelik, devamlılık ve sevimlilik gelmiştir. Eserlerinin çoğunu murakka‘ ve kıta olarak veren Şeyh Hamdullah koltuklu sülüs-nesih kıtanın Türk zevkine uygun şekil ve ölçüsünü de ortaya koymuştur. Daha sonra gelen bütün hattatlar onun kıtalarındaki ebat, şekil ve metin özelliklerini kâğıt rengine varıncaya kadar taklit etmişlerdir. Umumiyetle sülüs ve nesih yazıların işlendiği Şeyh Hamdullah mektebinde zamanla reyhânî ve tevkī‘ terkedilmiş, muhakkak, besmele kitâbetinde, rik‘a ise “hatt-ı icâze” adıyla hattat ketebelerinde, ilmiye icâzetnâmelerinde ve kitapların ferâğ kayıtlarında kullanılmıştır. 32 Şeyh Hamdullah tavrında harflerin tenâsübü, aralıkları, kelimelerin satıra oturuş vaziyetleri yeniden düzenlenmiş, akıcılık, kıvraklık, sevimlilik ve canlılık getirilmek suretiyle Yâkūt tarzı yazılardaki durgunluk giderilmiştir. Yâkūt üslûbu, Kanûnî Sultan Süleyman devrinde hattın güneşi olarak kabul edilen Ahmed Şemseddin Karahisârî istisna edilirse Şeyh Hamdullah mektebinin yaygınlaşmasıyla devrini tamamlamış, bütün hattatlar Şeyh Hamdullah vadisinde yazmaya gayret etmişler ve bu vadide başarılı olanlar, “Şeyh gibi yazdı” ifadesiyle takdir edilmişlerdir. Nesih yazıda klasik üslûbun kanunlarını koyan Şeyh Hamdullah’ın eserlerinde ilk bakışta canlılık, bütünü meydana getiren unsurlarda uyum ve birlik göze çarpar. Yâkūt üslûbunda kelimelerin birbirini itip birbirinden kaçmak istemelerine karşılık Şeyh Hamdullah üslûbunda birbiriyle kaynaşan harflerle kelimeler satır nizamında tek bir gövde gibi yer alır. Yâkūt mektebinde nesihte olduğu gibi sülüste de harflerin gövde yapıları, biçim ve oranları ortaya konmuştur. Ancak harflerin nisbetlerinde görülen tereddüt ve bocalama Şeyh Hamdullah mektebiyle ortadan kaldırılmış, harfler klasik nisbetlerini bulmuştur. Ayrıca harf gövdelerinin duruşu değişmiş, satır ve sayfa nizamında birliğini bulamamış sülüs yazı, Şeyh Hamdullah ekolünde dağınık ve gevşeklikten kurtularak bütünleşmiştir. Şeyh Hamdullah aralarında sultan, şehzade, devlet adamı, âlim, meşâyih ve şairlerin de yer aldığı pek çok talebe yetiştirmiştir. Tezkirelerde adı geçen kırk üç talebesi arasında oğlu Mustafa Dede ile damadı Şükrullah Halife, Şeyh Hamdullah mektebinin önemli temsilcileridir. Hamdullah Efendi’den sonra gelen Osmanlı hattatları da onun vadisinde yürüyüp yeni üslûb ve şiveler yaratmışlardır. Mehmed Handan, Ali b. Mustafa, Behrâm b. Abdullah, Hüseyin Şah, Câfer Çelebi, Sultan Korkut, Mehmed b. Ramazan, Receb b. Mustafa, Mahmud Defterî ve Mustafa b. Nasûh onun başarılı talebelerindendir. Ayrıca Derviş Mehmed, Hasan Üsküdârî, Hâlid Erzurûmî, Derviş Ali, Mustafa Suyolcuzâde, Hâfız Osman, Seyyid Abdullah Hâşimî, Hoca Mehmed Râsim, Kazasker Mustafa İzzet, Mehmed Şefik, Mehmed Şevki gibi meşhur hattatlar Şeyh Hamdullah mektebine canlılık ve yenilik kazandırmışlardır.Şeyh Hamdullah ile çağdaşları Abdullah, Celâl ve Muhyiddin Amâsî, Mustafa Dede, Ahmed Karahisârî ve Bursalı Şerbetçizâde İbrâhim Efendi Anadolu’nun yedi hat üstadı (esâtîze-i Rûm) olarak kabul edilmiştir. Osmanlı hat mektebinin teşekkülünde önemli hizmetleri olan bu sanatkârların her biri verdikleri eserler ve yetiştirdikleri talebelerle çevrelerinde geniş bir hat muhiti meydana getirmişlerdir. Bunlar, Yâkūt el-Müsta‘sımî’nin de içinde bulunduğu yedi üstada (esâtîze-i seb‘a) karşılık Anadolu’nun yedi büyük sanatkârı sayılmıştır. Müze, kütüphane ve özel koleksiyonlarda aklâm-ı sitte ile yazılmış pek çok eseri bulunan Şeyh Hamdullah’ın kırk yedi mushaf, 1000 kadar En‘âm, Kehf ve Nebe’ sûreleri, evrâd, ezkâr ve dua mecmuası, tûmâr, kıta ve murakka‘ yazdığı nakledilmektedir. Bu eserler arasında meşk için veya ticarî gayelerle Şeyh Hamdullah taklit edilerek yazılmış olanlar varsa da bunları onun yazılarından ayırmak güçtür. Bugün çeşitli müze ve kütüphanelerde Şeyh Hamdullah ketebeli veya başka bir hattat tarafından ona ait olduğu belirtilen otuz mushaf, elli En‘âm ve cüz, 121 murakka‘ ve kıta ile bazısı Fâtih Sultan Mehmed için istinsah edilmiş tıp ve hadise dair sekiz kitap, altı adet dua mecmuası bulunmaktadır.



Hızlı Erişim Bilgi Merkezi Basın Odası
E-Belediye Meclis Kararları Haberler
Kent Rehberi Su Analizi Duyurular
E-İmar Hal Fiyatları Yarışmalar
Basın İlan Kurumu Faaliyet Raporları Aramızdan Ayrılanlar
Hava Durumu İlanlar Etkinlikler
Nöbetçi Eczaneler İhaleler Şehitler
Müzeler Stratejik Planlar Anketler

Copyright 2025 © T.C. Amasya Belediyesi | Tüm Hakları Saklıdır.
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü & Bilgi İşlem Müdürlüğü

T.C. Amasya Belediye Başkanı

Av. Turgay SEVİNDİ

Av. Turgay SEVİNDİ
Doğum Tarihi: 01/04/1983



Özgeçmiş

01 Nisan 1983 tarihinde Samsun/Ladik’te doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Amasya’da tamamladı. 2005 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.

17 yıl boyunca, eşi Av. Selin Sevindi ile birlikte avukatlık mesleğini icra etti.

2010-2012 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Yönetim Kurulu’nda Saymanlık, 2012-2014 yılları arasında Amasya Barosu’nda Saymanlık, 2014-2019 yılları arasında Amasya Belediyesi Meclis Üyeliği görevlerinde bulundu.

7 yıl süreyle Cumhuriyet Halk Partisi Temsilcisi olarak seçim kurullarında görev aldı. Şubat 2020’de Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı seçildi ve 2023 Aralık ayına kadar bu görevini sürdürdü.

31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşen Mahalli İdareler Seçimlerinde halkımızın yüksek teveccühüyle Amasya Belediye Başkanı olarak seçildi.

Evli ve 2 çocuk babasıdır.

Başkan'ın Görevleri Başkan'a Mesaj Başkan'dan Mesaj Başkan Galeri

Diğer Bağlantılar
Geçmiş Başkanlarımız