Page 10 - muze
P. 10

1. GİRİŞ


                             1.1. Amasya Müzesi

                             Müze  kelimesi  Grek  mitolojisindeki  Mousa  denilen  dokuz  ilham  perisinin
                        adından türetilmiş  olup  sözlük  anlamı   “Musalar’ın  yeri/tapınağıdır. 1956 yılından

                        itibaren Türkiye’nin de üyesi olduğu International Cauncil of Museums (ICOM) adlı
                        kuruluşun  tanımlamasına  göre  müzeler,  “tarihî-arkeolojik  eserlerin  ve  tabiattan

                        toplanmış  nesnelerin  teşhir  edildiği  mekânlar,  tabii  parklar,  nebatat  ve  hayvanat

                        bahçeleri,  akvaryumlar  ve  halkın  ziyaretine  açık  biçimde  düzenlenmiş  tarihî  ören
                                  1
                        yerleri”dir.

                             1960’lı  yıllar  Türkiye’de  müzecilik  ve  müze  binaları  açısından  yeni  bir
                                                                                   2
                        dönemin  başlangıcı  olmuş,  çok  sayıda  müze  kurulmuştur.   Kazılardan  çıkarılan
                        eserlerin  muhafaza  edildiği  güçlü  görsel  araçlardan  biri  olan  müzeler,  yaşayan  bir
                        tarih ve tarihsel hafızanın kayıt alanları gibidir. Öyle ki her eser kendi döneminden

                                          3
                        izler  taşımaktadır.   Medeniyetlerin  ürünleri  olan  taşınır-taşınmaz  maddi  kültür
                        öğelerinin tamamı, gerek tabiat şartlarından gerekse insan tahribatından korunduğu
                                                                   4
                        sürece yüzyıllar boyunca var olabilmektedir.
                             Geniş topraklar içerisinde yer alan ve stratejik, coğrafik açıdan tam bir kesişim

                        noktasında bulunan Amasya yüzyıllar boyunca farklı etnik, kültürel, dini ve siyasi

                        yapıların  nüfuzu  altına  girmiştir.  Bununla  birlikle  Strabon  tarafından  bölgenin  en
                                                             5
                        büyük  kenti  olarak  nitelendirilmiştir.   Zengin  bir  tarihi  geçmişe  sahip  olan  ve
                        “Medeniyetler beşiği” olarak nitelendirilebilecek Amasya’da geçmiş  dönemlere  ait

                        zengin eserler bulunmakta bu eserler Amasya Müzesi’nde muhafaza edilmektedir.

                             Amasya  Müzesi  ilk  defa,  1925  yılında  Sultan  II.  Bayezid  Külliyesi’nin  bir
                        bölümünü teşkil eden medrese binasının iki odasında toplanan az sayıdaki arkeolojik

                        eserlerle  İslami  devir  mumyalarının  bir  araya  getirilmesi  sonucu  “Müze  Deposu”


                        1   Erdem Yücel,  “Müze”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C. 32, Türkiye Diyanet Vakfı
                           Yayınları, İstanbul 2006, s. 240.
                        2   Hale  Özkasım  ve  Semra  Ögel,  “Türkiye’de  Müzeciliğin  Gelişimi”,  İ.T.Ü.  Dergisi,  2/1,  Aralık,
                           2005, s. 101.
                        3   Volkan Payaslı, “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Milli Kimliğin ve Ulus Devletin İnşasında Tarihin
                           Görselleştirilmesi”, History Studies International Journal of History, 10/9, Aralık,2018, s. 246.
                        4   İsmail  Yaşayanlar,  “Devlet,  Arkeoloji  ve  Âsâr-ı  Atîka:  Bir  Vilayet  Müzeciliği  Örneği  Olarak
                           Müze-i  Hümâyûn  Bursa  Şubesi”,  Uludağ  Üniversitesi  Fen-Edebiyat  Fakültesi  Sosyal  Bilimler
                           Dergisi, 19/35, Mayıs, 2018,  s. 555.
                        5   Abdurrahman Uzunaslan, “Kuruluşundan Geç Antik Dönem Sonuna Kadar Amaseia”, Tarihi ve
                           Stratejik Açıdan Amasya, TDV Basımevi, Ankara, 2020, s. 19.
                                                                1
   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15