Page 29 - 6-8
P. 29

Amasya Tarihi Cilt: 9
               Amasya Tarihi 9-12. Cilt                                                           Hüseyin Hüsâmeddîn YASAR            Amasya Tarihi 9-12. Cilt                                                           Hüseyin Hüsâmeddîn YASAR

                     1069’da Abaza Hasan Paşa’nın tarafdârları hakkında icrâ edilen şedîd-i istîsâl esnâda                            Mehmed,  İsmail,  Ebûbekir  Beylerdir.  Ebûbekir  Bey  1086  şevvâlinde  ve  bunun  mahdûmu
                                                                                                                                                                                      11
               hayli işgüzârlığı görüldü. Köprülü Mehmed Paşa’nın Amasya ve Sivas ve mülhakâtında vasıta-                             Hasan Bey de 1091 cumâdelâhiresinde vefât etdi.
               i icrâiyesi hükmünde olduğundan gâyet nüfûz ve itibâr kazandı.
                     Bir  müddet  Köprü  voyvadası  olup  o  kazâyı  şiddetiyle  uyutdu.  Orada  ikâmet  etdiği                             Hüseyin Ağa-Telhîsî
               mahallede câmi ve medrese yaptırdı. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın evâsıt-ı sadâretlerinde                                 Merzifonludur. Sipâhi Meşâhîrinden Gâzi Oruc Bey ibn-i Ali Ağa’nın mahdûmu ve sadr-
               azl ve her türlü nüfûzdan tecrîd edilerek Hicâz’a gitdi. 1080 senesi evâilinde vefât etdi. Hayr ü                      ı esbak Kara Mustafa Paşa’nın büyük birâderidir. Bu da sipâhi olup muhârebelere gitdi. Köprülü
               şerre yarar, cesûr, dindâr, sâhib-i hayrât ve hânedân bir kimse idi.[63]                                               Mehmed Paşa’ya intisâb edib sadâretinde ağalarından ve 1068 senesi zilhiccesinde telhîsî-i
                                                                                                                                      sadâret oldu.[67]  Sadr-ı müşârün-ileyhin irtihâlinde mahdûmu Fâzıl Ahmed Paşa’ya telhisî ve
                     Hüseyin Paşa-Darbhâneci el-Hâc                                                                                   ba’dehû sadâret kapıcılar kethüdâsı olup hayli servet ü sâmân edindi. Ba’dehû dergâh-ı âlî
                     Amasyalıdır. Çavuşân-ı dergâh-ı âlîden Mustafa Ağa bin Hasan mahdûmudur. Divân-ı                                 müteferrikası  ve  kapıcı-başı  olup  1081’de  vefât  etdi.  Kibâr-ı  a’yândan  sâhib-i  hayr  idi.
               Hümâyûn kâtibi iken 1048’de vefât eden Kasım Efendi’nin yeğeni olup pederinin irtihâlinde                              Mahdûmları Hasan Paşa ile reisülküttâb Mustafa Efendi’dir.
               zeâmeti  kendisine  ihsan  edilerek  dergâh-ı  âlî  çavuşları  silkine  girdi.  Çavuşân  defteri’nde
               “Hüseyin Mustafa Amâsiyye” diye yazılı görüldü.                                                                              Hüseyin Bey-Derviş Beyzâde
                     Enderûn sarayında hatt ü ma’rifet öğrendi. Hüsn-i terbiye görüb Bayram Paşa’nın zaman-                                 Amasyalıdır.  Amasya  Beyi  iken  1044’de  vefât  eden  Derviş  Beyzâde  Osmân  Bey’in
               ı ikbâlinde hazine kâtibi ve 1057 senesi şa’banının on birinde beytü’l-mâl-i âmme ve hassa                             mahdûmudur. Züamâdan olup Girit muhârebâtında isbât-ı liyakât ederek alaybeyi ba’dehû mîr-
               emîni  olduğu  Tevcîhât  Defteri’nde  görüldü.  1058  senesi  recebinde  istikâmetine  binâen                          livâ  oldu.  Yıllarca  sancâkları  devredip  1082  sâlinden  sonra  vefât  etdi.  Amasya  a’yân-ı
               Darbhâne-i Âmire Emîni oldu.                                                                                           ümerâsından idi. Mahdûmu ser-mimâr-ı hâssa Hasan Efendi ve kerîmesi Neslî Hânım’dır.
                     Tam yedi yıl Darbhâne-i devleti kemâl-i istikâmetle tedvîr ederek “Darbhâneci” demekle
               iştihâr  etdi.  1065  senesi  recebinde  sadrâzam  İbşîr  Paşa’nın  katli  hengâmesinde  ma’zûlen                            Hüseyin Efendi-Topçuzâde el-Hâc
               Hicâz’a gidip avdetde mukâbele-i süvârî oldu. 1068’de “Atlu mukâbelesi Hüseyin Mustafa                                       Amasyalıdır.  Topçu  Mehmed  Ağa  bin  Mustafa’nın  mahdûmudur.  Kibâr-ı  fuzalâdan
               Amâsiyye” künyesi [64] görüldü.                                                                                        İmâm Gürcü Hasan Efendi’den vesâir ulemâdan ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm oldu. Tedrîs-i
                     Çünkü 1068 senesi şa’banında baş-bâkikulu Ahmed Ağa azl edildiğinden yerine Köprülü                              ulûm  ederek  iştîhâr  edib  devr-i  medârisle  bâ-pâye-i  altmışlı  [68]  Yörgüç  Paşa  müderrisi,
               Mehmed  Paşa’nın  arzıyla  baş-bâkikulu  oldu.  Bu  me’mûriyet-i  mühimmesini  de  kemâl-i                             Amasya kassâmı, ba’dehû Amasya nâibi oldu. 1073 senesi rebîülevvelinde Erzincan ba’dehû
               istikâmetle ifâ eylediğinden sadr-ı müşârün-ileyhin itimâdını kazanıb 1071 senesi ramazânının                          Sivas kâdısı ve 1076 senesi şa’banında sânîyen Amasya kassâmı olup sonra Çankırı kâdısı oldu.
               evâhirinde Rûmeli pâyesiyle baş-defterdâr oldu.                                                                        1081’de  ma’zûlen  Amasya’da  görülüb  1083  hudûdunda  vefât  etdi.  Âlim,  fakîh,  kâmil  idi.
                     1072  senesi  rebîülevvelinde  Köprülü  Mehmed  Paşa’nın  vefâtı  üzerine  sadrâzam  olan                        Köprülüzâde  Fâzıl  Ahmed  Paşa  müntesiblerindendi.  Mahdûmu  el-Hâc  Mehmed  Efendi  ve
               Fâzıl  Ahmed  Paşa’nın  arzıyla  makâmında  ibkâ  edildi  ise  de  sene-i  mezbûrenin  evâsıt-ı                        birâderi el-Hâc Hasan Ağazâde el-Hâc Mehmed Ağa’dır. Hüseyin bin Mustafa et-Topî diye
               ramazânında defterdârlıkdan azl edilib mûteakiben Van Eyaleti beylerbeyi oldu.                                         imzâ kordu.
                     Târihen malûmdur ki Köprülü Mehmed Paşa müşârün-ileyhe ba’zı husûsâtından dolayı
               muğberdi. Onu Defterdâr nasb etmesi, muğayir-i istikâmet bir hali zuhûrunda i’dâmını halk                                    Hüseyin Ağa-Abdülcelilzâde el-Hâc
               nazarında  mazûr  göstermekdi.  Sahîb-i  terceme  Paşa’nın  bu  tasmîm  ve  tasavvuruna  vâkıf                               Amasyalıdır.  Esbak  Amasya  müftüsü  mevâlî-i  devriyeden  Sandukîzâde  Abdülcelil
               olduğundan defterdârlığı can korkusuyla kabûl etmişdi.[65]                                                             Efendi’nin  mahdûmudur. 1043’de pederinin irtihâlinde sipâhi Meşâhîrinden olup  Revân ve
                     Fakat müşârun-ileyhin vazîfesinde ikdâm ve istikâmeti ve sadr-ı müşârün-ileyhin de az                            Bağdad  muhârebâtında  isbât-ı  liyakât  ederek  Amasya  kethüdâ-yeri  ve  1055  senesi
               müddet sonra vefâtı, hayatını ölümden kurtardı. Fâzıl Ahmed Paşa, pederinin silkine vâkıf ve                           muharreminde  Amasya  mütesellimi  oldu.  Ancak  mîr-livâ  Ebûbekir  Bey’in  taşkın  hareketi
               tarîk-ı i’tidâle sâlik olduğundan azl ve ihrâciyle iktifa etdi.                                                        yüzünden [69] sene-i mezbûre şevvâlinde her ikisi de azl ve habs edildi. 1056 senesi evâilinde
                     1074 senesi saferinde Uyvar Kal’asının fethinde hidemât-ı fedakâranesi üzerine vezâretle                         Sefer Ağa’nın kefâletiyle Amasya kalesi zindanından tahliye ve itlâk edildi.
               Silistre vâlîsi olup 1076 senesi cumâdelâhiresi beşinci günü rikâb-ı hümâyûn kâ’im-makâmı                                    Ba’dehû yapılan tahkîkâtda berâeti anlaşılmakla bir müddet ma’zûl kaldı. Ba’dehû Sivas
               oldu  ise  de  gurre-i  şa’banda  Kapudan  Merzifonî  Kara  Mustafa  Paşa  kâ’im-makâm-ı  rikâb                        vilâyeti hazinedârı olup 1062 senesi şevvâlinde Sultân Bâyezîd evkâfına mütevellî ve 1063
               olduğundan Silistre’ye iâde edildi.                                                                                    senesi zilka’desinde mutassarıf Hasan Paşa tarafından sânîyen Amasya mütesellimi oldu.
                     Ancak Kırım Hânı Mehmed Giray ile bir yıldan beri araları açık olup yekdiğerini dergâh-                                1064 senesi saferinde mutasarrıfın tahvil-i memûriyet etmesine binâen tevliyette kaldı.
               ı  âlîye  şikâyet  ediyorlardı.  Rikâb-ı  kâ’im-makâmlığı  ile  İstanbul’a  celb  edilib  kendisinden                  Ba’dehû İbşîr Paşa’nın sadâretinde kethüdâsı Amasyalı Sâlih Ağa’nın sâye-i ikbâlinde Sivas
               izahât  alındığından  1076  senesi  ramazânı  evâilinde  Hânın  azliyle  Âdil  Giray  Kırım  Hân’ı                     Vali kâ’im-makâmı olup 1065 senesi evâhirinde ma’zûlen Amasya’ya geldi.
               oldukda kendisi de azl ve İstanbul’a geldi.                                                                                  1067’de  Ankebût  Ahmed  Paşa’nın  kethüdâsı  olup  müşârün-ileyhin  sadâret  kâ’im-
                     1077 senesi evâilinde Selânik Sancağı’yla Kandiye harbine me’mûren [66] Girid’e gidip                            makâmlığında nüfûz ve ikbâle erdi. Müşârün-ileyhin azlinde bir müddet menkûb olup 1074
               hidemât-ı  meşkûresine  binâen  1079  senesi  rebîülevvelinde  Rûmeli  vâlîsi  oldu.  1080  senesi                     senesi  muharreminde  Vanlı  Mehmed  Paşa  tarafından  üçüncü  defa  Amasya  mütesellimi
               hücûmunda yaralandığından avdet edib yolda arabası yıkıldı.                                                            oldu.[70]
                     Bundan daha ziyâde müteessir olup Sofya’ya girmeden evvel 1080 senesi zilka’desinde
               vefât edib cenazesi İstanbul’a nakl edilerek Koca Mustafa Paşa Kabristânı’na defnedildi. Erbâb-
               ı  maârifden  müstakîm,  afîf,  müdîr,  işgüzâr,  muktedîr  bir  vezîr  idi.  Mahdûmları  Ahmed,

                                                                                                                                      11  Evlâdına ait “Ferâşet Defteri”nde görüldü.


                                                           18                                                                                                                     19
                                                           28
   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34