Page 450 - 6-8
P. 450
Hüseyin Hüsâmeddîn YASAR
Amasya Tarihi 6-8. Cilt Hüseyin Hüsâmeddîn YASAR
sonra vefât etdi. Meşâhîr-i şu’arâdan ve ulemâdan olup eş’ârında Sun’î tahallüs ederdi.
Mahdûmları Abdüsselâm, Abdüla’lâm Çelebilerdir.
Pîr Mehmed Çelebi-Şeyh Hâmidoğlu Hoca el-Hâc
Amasya’da câmii ve mahallesi olan Hoca el-Hâc Süleyman Çelebi bin Kemâleddîn
Ahmed Çelebi bin Mevlânâ eş-Şeyh Hâmideddîn Abdülhâmid Hüsrevşâhî mahdûmudur.
Meşâhîr-i hâcegân ve a’yân-ı ağniyâ ve ümenâdan olup bir müddet Şehzâde Sultân Ahmed’in
defterdârı olarak fevkalâde iştihâr etdi. [616]
911’de Sığır Pazarı’nın altında Atabeg Medresesi civârında dil-nişîn bir câmii şerîf binâ
ve 916’da emlâkini bunun mesâlihine vakf edib 917 senesi muharreminde vefât etdi. Hoca
Süleyman Mahallesi’ndeki çarşıda on iki bâb dükkânı mevkûfâtındandır.
Umûr-i hesâbiyyede kâmil, afîf, sâhib-i hayrât bir zât-ı mekârim-simât idi. Câmii
ğarbında kâin hazîrede medfûndur. Seng-i mezârı Uzunyol Mezârlığı’nda bulunub târîh-i vefâtı
anlaşıldı. Halîlesi Kamer Hâtun binti Ebûbekir Bey de devr-hânlara emlâkini 913’de vakfetdi.
Mahdûmları Ahmed, Hüseyin Çelebilerdir. Dâmadı da defterdâr-ı meşhûr Amasyalı
İskender Çelebi’dir. Hoca el-Hâc Ahmed Çelebizâde el-Hâc Mehmed Çelebi ve bunun
mahdûmu Abdülcelâl Çelebi Sofular Mahallesi eşrâfından idi. Bunun mahdûmu el-Hâc
Hüseyin Ağa’dır.
Pîr Mehmed Çelebi-Şeyhzâde
Amasyalıdır. Meşâyih-i kirâmdan ve Habîb Kâramânî hulefâsından eş-Şeyh Hayreddîn
Hızır Çelebi bin Mahmûd Çelebi mahdûmûdur. Amasya’da [617] hattât-ı meşhûr Abdullah
Sânî’den hutût-ı mütenevvi’ayı ahz ü te’allüm edib Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Mustafa’ya
mu’allim-i hatt olarak tekarrüb etdi.
960 senesi şevvâlinde Şehzâde-i müşârün-ileyhin şehâdetinde İstanbul’a gidip orada bir
mushaf-ı şerîf yazdı. Bunu Sultân Süleyman Hân’a hediye edib fevkalâde istihsân etdi.
Mukâbilinde büyük bir câ’ize verdi. Câmii şerîfine koydu.
Bu mushaf-ı şerîf, Sultân Süleyman’ın kütüphânesinde ziyâret edildi. 964’de yazdığı bu
mushafın sonunda “ketebehü’l-fakîr Pîr Mehmed bin Hayreddîn el-Amâsî min telâmîzi
Abdullah el-Amâsî” 202 imzâsı vardı. Hattı gâyet güzel ve metîn bir hattât-ı meşhûr idi.
Müstakîmzâde Süleyman Saâdeddîn Efendi “Tuhfetü’l-Hattâtîn” adlı eser-i matbû’unda
diyor ki: “Pîr Mehmed bin Hayreddîn-Şehrîdir! Hüsn-i hatt-ı sülüsü ve nesihi Abdullah
Amâsîden temeşşuk edib icâzet almışdır. Hatta hatt-ı dil-güşâ 964 tarihi ramazânında itmâm
eylediği mushaf-ı kebîr rahle-pîrâ-yı mihrâb-ı Câmi-i Süleymaniye’de.”
Hattât-ı müşârün-ileyh, mu’ahharan Amasya’ya avdet edib [618] şâkirdân-ı recâ-
mendânına kavuşdu. Hattât-ı meşhûr eş-Şeyh Hamdullâh Efendi’nin meşk-gâhında yerine
kâ’im olup 971’de vefât etdi. Temennâ Mahallesi üstünde meşk-gâh mevki’inin aşağı tarafında
medfûndur. Amasya’da silsile-i hattâtîn bundan yürümüşdür. Tilmîzlerinden mahdûmu
Mustafa Dede ile Ramazânoğlu Hüseyin Efendi pek meşhûrdur.
Pîr Mehmed Çelebi-Şükrullâhzâde
Amasyalıdır. Kıbletü’l-Küttâb Amasyalı Şeyh Hamdullâh Efendi’nin dâmâd-ı
mükerremleri hattât-ı meşhûr Şükrullâh Efendi bin Sinâneddîn Yûsuf Çelebi bin hattât-ı meşhûr
Hayreddîn Hızır’ın mahdûmu ve Şeyh-i müşârün-ileyhin kerîmezâdesidir.
202 Amasyalı Abdullah’ın talebelerinden Amasyalı Hayreddîn oğlu fakir kul Pîr Mehmed yazdı.
449