Page 580 - 6-8
P. 580

Hüseyin Hüsâmeddîn YASAR
               Amasya Tarihi 6-8. Cilt                                                                    Hüseyin Hüsâmeddîn YASAR

                     Merhûm Hüsâmeddîn  Efendi’nin  hattı  güzelce  olup  yazdığı  “Muğni’l-Lebîb”  kitâbı
               ziyâret olundu. Sonunda şu imzâsı görüldü.“Ve ene’l-fakîr ileyhi sübhânehu Hüseyin bin Alî
               el-Amasî vaka’a’l-itmâm fî’l-yevmi’s-sâmin ve’l-ışrîn min-şehri Ramazân senete selâsin ve
               erba’îne ve elf” yazılı idi. Bu imzâsının altında kalınca bir yazı ile şu yazılı idi: “Kudvetü’l-
               emâcid ve’l-akrân merhûm ve mağfûrun leh izzetli, [335] fazîletli Hüsâm Efendi Hazretlerinin
               hatt-ı  şerîfleridir.  Rahmetullâhi  aleyhi  rahmeten  vâsi’aten  el-Amasî”.  Şu  yazı  herhâlde
               ağalardan birinin olmalıdır. Diğer mahdûmu Abdurrahîm Efendi’dir.
                     Meşâhîr-i fuzalâdan Nûh Efendi bin Mustafa bu zâtın yeğeni olup ba’zı âsârında Amcam
               eş-Şeyh Hüsâmeddîn Efendi diye ba’zı akvâl ve ahvâlinden nakl ve kendisinden hayli istifâde
               etdiğini beyân eylemektedir. Bunların terâcim-i ahvâli aşağıda gelir.

                     Hüsâmeddîn Ağa-Haydar Ağazâde
                     Amasyalıdır. 1031’de sipâhîler ağası olan Haydar Ağa’nın oğlu ve Hüsâmeddîn Bey’in
               kerîmezâdesidir. Sipâhî meşâhîrinden olup birâderi Mehmed Paşa’nın vezâretinde hazînedârı
               ba’dehû kethüdâsı oldu. 1066’da birâderinin i’dâmında ihtifâ edib Köprülü Mehmed Paşa’nın
               sadâretinde afv edildi. 1068’de vefât etdi. Mahdûmu Mehmed, Haydar Ağalardır.

                     Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi-Vâ’iz
                     Niksarlıdır. Çebnizâde Alî bin Mustafa mahdûmudur. [336] Pederi Alî Çelebi ile beraber
               gençliğinde Amasya’ya gelip Kâdızâde Hâce Mehmed, Büyük Şeyh Hüsâmeddîn Efendilerden
               tahsîl-i ulûm ederek ders-i âmm-ı meşhûr oldu.
                     Va’z ü tezkîrde büyük bir nüfûz u mahâret gösterdiğinden Enderûn câmi-i şerîfi vâ’izi ve
               Mahmûd Çelebi tekkesi şeyhi olup üstâdı gibi iştihâr etdi. Kırk yıl bu mesleğinde devâm edib
               1075’de irtihâl etdi. Ulûm-ı şer’iyyede kâmil, tefsîr ve hadîsde mâhir, natûk, takrîr u ifâdesi
               belîğ, âlim, vâ’iz-i meşhûr idi. Dâmâdı Tâceddînzâde Mustafa Efendi’dir.

                     Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi-Müderris Hüsâm Efendi
                     Köprülüdür. Abdullah mahdûmudur. Evâ’il-i hâlinde Amasya’ya gelip Uzun Müderris
               Mehmed ve müftî-i meşhûr Hızır Efendilerden ikmâl-i tahsîl edib Köprü’de tedrîs-i ulûm etdi.
               Orada fezâ’il-i ilmiyyesiyle iştihâr edib herkesin hüsn-i nazarını kazandı.
                     Köprü  voyvodası  Abdülkerîm  Ağa’nın  yaptırdığı  medreseye  ilk  müderris  ve  Yörgüç
               Paşa’nın binâ ettiği Orta câmi-i şerîfte [337] vâ’iz olup tedrîs u tezkîr ile iştigâl ederek 1103’de
               vefât etdi. Âlim, kâmil olup Kara Müderriszâde Ahmed Efendi’nin akrânından idi. Mahdûmu
               Hasan Efendi’dir.

                     Hüsâmeddîn Ağa-Müftüzâde
                     Amasyalıdır. Esbak Amasya müftüsü Yahyâ Efendizâde Alî Çelebi mahdûmudur. Sipâhî
               olup Rus ve Îrân muhârebâtında yararlıkları görüldüğünden Amasya kethüdâyeri ve mütesellim
               vekîli  olarak  ta’ayyün  etdi.  1142’de  Îrân  muhârebesine  gidip  1145’de  sipâhîler  kethüdası,
               ba’dehû sipâhîler ağası vekîli oldu.
                     Îrân ser-askeri Köprülüzâde Abdullah Paşa’nın kolunda cân-siperâne çalışırken 1148’de
               müşârün-ileyh ile beraber şehîden vefât etdi. Şecî’, işe yarar bir zât idi. Mahdûmu Alî Ağa
               çavuşân-ı dergâh-ı âlî silkine kabûl edildi. Birâderi Sâlih Ağa’dır.

                     Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi-Kırmacızâde el-Hâc
                     Amasyalıdır.  1044’de  maktûlen  vefât  eden  Amasya  kethüdâyeri  Kırmacı  Mehmed
               Ağa’nın evlâdından el-Hâc Mehmed Efendi  [338] bin Abdullah Ağa bin Kırmacı Mehmed
               Ağa’nın mahdûmudur. Amasya’da tahsîl-i ulûm edib İstanbul’a gitdi. Ebezâde Hüseyin Efendi
               ile karâbeti olduğundan birâderi Ebezâde Abdullah Efendi’nın sâye-i ikbâlinde müderris oldu.




                                                           574
                                                           579
   575   576   577   578   579   580   581   582   583   584   585