Page 288 - 1-4_2
P. 288
Amasya Tarihi 1-4. Cilt Hüseyin Hüsâmeddîn YASAR
Hüseyin Hüsâmeddîn YASAR
Zana Karyesi'nin nâmı kuyûd-ı atîkada "Suna, Sunga" şeklinde mestûr bulunduğu ve
Mukaddime'de îzâh edildiği üzere Zana Karyesi, Hakala gibi vaktiyle bir kasaba-i latîfe olduğu
tedkîk olunursa Anadolu sâlârı olan mûmâ-ileyh Sungay Hân'ın burada bir şehr-i latîf binâsıyla
ikâmet eylediği istidlâl olunabilir.
Hulâsa Pon kıt'ası ve Amasya sancağı Bizans imparatorluğuna intikâl etdiği târîhden
i'tibâren yarım asırdan ziyâde ya'nî tâm bir bogun (altmış yıl) Becenekler'in taht-ı idâresinde
bulunduğu ma'lûm olmakla beraber Sungay Hân'ın ahlâfı kimler olduğuna dâ'ir bir kayd-ı târîhî
görülemedi.
Bu esnâda Rûm imparatoru Arkadiyus'un, ba'dehû oğlu İkinci Te'odos'un kable'l-hicre
175'de vefâtıyla Rum imparatoru olan Marsiyanus, Anadolu'da Hunlar'ın ya'nî Türk olan
Becenekler'in, Kumânlar'ın savletini def' ederek Pon kıt'asını kable'l-hicre 171'de istirdâd
etmekle Amasya şehri Rûmlar'ın idâresine intikâl etmişdir. [200]
Bizans imparatorluğunun idâre-i dâhiliyyesi şark ve garb hâssa kumandanları nâmıyla
iki büyük me'mûr-ı askerînin dest-i iktidârında olup şark hâssa kumandanı İstanbul'da oturuyor
ve beş patrikliği idâre ediyordu. Onlar da: Şark, Mısır, Anadolu, Pon, Trakya idi.
Pon vilâyeti patrîki Amasya'da ikâmet etmiş idi. Roma devrinde metropol olan Amasya
şehri, metropolid idâresinde bulunduğu hâlde Rum devrinde patrik idâresinde bulunuyordu.
Amasya'da şimdiki "Venk" dediğimiz yerin taraf-ı şarkîsinde bir patrik-hâne inşâ edilmiş olup
oraya "Ayanikos" dendiğine bakılırsa ilk Amasya patrîki Ayanika'us olduğu anlaşılır.
Lâkin Pon vilâyetinin umûr-ı dîniyyesini tesviye eden patrîklerden başka bir de umûr-ı
mülkiyye ve askeriyyesini idâre eden “Prefketus” namıyla bir vâlî ve sancaklarını idare eden
"Vikâr" nâmıyla birer mutasarrıf var idi. Ancak patrîklerin nüfûzu ahâlî üzerinde pek ziyâde
cârî olduğu münâsebetle prefektuslar, patrîklerin birer âlet-i icrâ'iyyesi hükmünde idiler.
Ayanika'us'dan sonra Amasya patrîkleri içinde pek ziyâde ma'rûf olan "Antimus"
ba'dehû "Ayavasilus" nasârâ arasında pek ziyâde mu'azzez idiler.
Amasya'da "Ayvasıl" dediğimiz mevki'de gâyet muhteşem bir kilise yapılmış olup bu
patrîkin nâmına nisbetle "Ayavasilus Kilisesi" [201] denmişdir. Hâlâ Amasya'nın şarkında
Yeşilırmak'ın cenûb taraflarında vâki' olan Kibrît-hâne önüne kadar "Ayvasıl, Ayavasıl"
dediğimiz yerler, bu Ayavasilus'un nâmıyla müsemmâdır. "Aya", Rûmca "azîz" demekdir.
Bizans imparatorlarından Fokas, Amasya patrîki olan Ayavasilus'un yeğeni olduğu
münâsebetle Bizans imparatoru olan İkinci Jüstinyen kable'l-hicre 57-44 devrinde umûr-ı
hükûmet dest-i idâresinde olan zevcesi imparatoriçe Sofiya'ya intisâb ederek Pon vilâyeti
vâlîliğine nasb olunmuş idi.
Fokas Amasya'da prefektus olarak hayli zamân oturmuş olup Kibrît-hâne önünde hâlâ
Kral Sarâyı demekle meşhûr olan bir sarây-ı âlî binâ etdirmiş ve şimdiki Bâyezîd Paşa
Mahallesi yerine daha evvel "Foka Mahallesi" denmiş olduğu Mukaddime'de îzâh edilmiş idi.
Amasya prefektusu olan Fokas, Rûm imparatoru Tiberyus kable'l-hicre 44-40 devrinde
Tatarlar şarkdan, Îrânîler cenûbdan bilâd-ı Rûm'a hücûm etdikleri zamân Rûm generali
Moris'in idâresinde olan orduda bulunarak Îrânîler'e karşı bir muvaffakiyet kazanmakla iştihâr
etmişdir.
General Moris, Îrânîler'e galebe ederek İstanbul'a gâlibâne girdikde imparator
Tiberyus'a dâmâd olmakla beraber velî-ahdı ve kable'l-hicre 40'da imparatorun vefâtıyla Bizans
imparatoru oldu.
Bunun zamânında Îrân hükümdârı Hürmüz bin Nûşîrevân hal' ve [202] katl olunduğu
zamân oğlu Husrev-i Pervîz İstanbul'a firâr ve ilticâ ederek Moris'den taleb-i mu'âvenet etmiş
idi. Moris, bilâd-ı Rûm'dan mukaddemâ Îrân'ın aldığı yerleri i'âde etmek şartıyla muvâfakat ve
kızı Mariya (Şîrîn)'i tezvîc ve altmış bin asker terfîk ederek kable'l-hicre 31'de Husrev-i Pervîz'i
taht-ı Îrân'a iclâs eyledi.
İşte Mukaddime'de îzâh edildiği üzere Şîrîn, Rûm imparatoru Moris'in kızı Mariya olup
"Ferhâd, Şîrîn" mu'âşakasına dâ'ir tasnî' edilen roman bu "Husrev, Şîrîn" mu'âşakasını
586
287

